|
Sakarya
Dayanışma Platformu, Sabed ve Geyve Dayanışma İnisiyatifi yazılı bir
basın açıklaması yaparak, Özgür-Der üyelerinin tutsaklığının devam
ettiğini ifade ettiler
ABD’nin Irak’ı işgal etmesinden sonra yaşanan süreci gözlemlemek için 49
gün önce bölgeye giden Özgür-Der üyeleri Metin Demir, Mustafa Eğilli ve
M. Hasip Yokuş’un, Barzani yönetime bağlı KDP güçlerince gözaltına
alınmaları, Sakarya Dayanışma Platformu, Sabed ve Geyve Dayanışma
İnisiyatifi mensuplarınca kınandı. Özgür-Der üyelerinin gözaltına
alınmaları, Özgür-Der’in misyonu ve faaliyetlerinden, ABD-İsrail
politikalarından yana olan kimi çevrelerin rahatsızlığıyla ilgisinin
olabileceği yönünde değerlendirilen açıklamanın sonunda hukuksuzluğun
derhal sonlandırılması çağrısı yapıldı.
Açıklamanın tam metni aşağıdadır
ÖZGÜR-DER
ÜYELERİ SERBEST BIRAKILSIN!
Emperyalist devletlerin ortak saldırıları ile işgal edilen Irak’ta,
Saddam diktatörlüğünün yerini alan emperyalist işgal düzeni, masum Irak
halkını katletmeye devam ediyor. Diğer yandan, provokasyonlar ve
kışkırtmalarla karşı karşıya getirilen farklı dini yapılar arasındaki
çatışmalar, tehlikeli boyutlara ulaşıyor. İşgalcilere karşı yükselen
tepkilerin bastırılabilmesi için çıkarılan fitne ve fesat, kanlı bir
kardeş kavgasına dönüşüyor.
Irak’ta bombalama, silahlı saldırı, işkence, adam kaçırma, gözaltında
kayıp, tecavüz ve katliam giderek hayatın rutini haline geliyor. Can
kayıplarının giderek arttığı Irak, küresel emperyalizmin vahşi
saldırganlığının acı sonuçlarını ortaya koyuyor. Tüm dünyanın gözleri
önündeki bu korkunç tablodan ibret alınması gerekiyor.
Emperyalist ABD’nin işgalinden sonra yaşanan gelişmeleri ve
bahsettiğimiz tablonun boyutlarını yerinde gözlemlemek için Kuzey Irak’a
giden Metin Demir, Mustafa Eğilli ve M. Hasip Yokuş kardeşlerimizin
gözaltı halleri ise bir buçuk aydır devam ediyor. Hiçbir suçları
bulunmadığı halde gözaltına alınan ve bugüne kadar haklarında resmi
herhangi bir suçlama yapılamayan kardeşlerimizin; masumiyetleri
bilindiği halde gözaltında tutulmaları, tam bir adaletsizlik ve
hukuksuzluk örneğidir.
Bilindiği gibi, Özgür-Der üyesi Metin Demir’in 1 Haziran günü Habur/Halil
İbrahim sınır kapısından bölgeye giriş yaptıktan sonra Barzani’ye bağlı
emniyet güçlerince gözaltına alındı. Hiçbir hukuki gerekçesi olmayan bu
gözaltı olayına karşı Metin Demir’in hakkını aramak için çaba sarf eden
Mustafa Eğilli ve M. Hasip Yokuş’un da 18 Haziran günü gözaltına
alınmaları, olayı daha vahim bir hale getirdi.
Özgür-Der üyesi üç kardeşimizin gözaltına alınması, egemen güçlerin
İslami kimlikten duydukları rahatsızlığı açıkça gözler önüne seriyor.
Küresel kapitalizme eklemlenme süreçlerinde, kendilerine hizmet edecek
ulusalcı tezleri destekleyen emperyalist devletler; Kurani bir mücadele
ve ümmet şuurunu önceleyen Müslümanları tehdit kabul ediyor ve sindirmek
için her türlü yola başvuruyor.
Irak, Filistin, Lübnan, Çeçenistan, Keşmir ve halkı Müslüman olan diğer
ülkelerdeki vahim durumların da başka bir izahı yoktur. Tevhid ve adalet
mücadelesi veren Müslümanlar, zulüm ve ifsad düzenlerini sürdürmek
isteyen dünya egemenleri tarafından, her zaman için en öncelikli sorun
telakki ediliyor. Umudumuz, Müslümanların da kendilerine neden bu kadar
çok saldırıldığının bilincine varıp, Kuran’a yöneliş ve Kuran ile
direniş hareketlerinde birlikte saf tutup, ortak sorumluluk almalarıdır.
Müslümanlar için tevhid, adalet ve özgürlük mücadelesi vermek, artık
hiçbir bahaneye sığınılarak, ertelenemez, geçiştirilemez. Zulüm, en
yakınımızdakileri dahi esir alabilmektedir. Bundan sonra, “yarın” İslami
bir mücadele için çok geçtir. Müslümanlar, hemen şimdi harekete
geçmelidir.
Unutulmamalıdır ki; kardeşlerimiz, sahip oldukları İslami kimliğe karşı
tüm dünyada yükselen baskı ve şiddet politikalarının mağduru
konumundadır. En temel insani hakları olan özgürlükleri, hiçbir meşru
gerekçeye dayanmadan gasp edilmiştir.
Buradan, hükümete ve dışişlerindeki yetkililere talebimizi bir kez daha
iletiliyoruz: Bu hukuksuzluğu sona erdirmek için her türlü girişimi
derhal gerçekleştirin. Kardeşlerimizin güvenliği ve özgürlüğü, bir takım
resmi prosedürlere, bürokratik çekincelere ve suni kırmızı çizgilere
kurban edilemez. Mağduriyetin giderilmesi için ne yapılması gerekiyorsa
yapmak; sizin pasaport verdiğiniz insanlara karşı önemli bir
sorumluluğunuzdur.
Türkiye’de yaşayan tüm duyarlı Müslümanları, bu konuda hassas davranmaya
çağırıyoruz. Bu mağduriyet giderilmezse, yarın başka mağduriyetlere kapı
aralanacaktır. Kardeşlik hukukuna riayet etmeli ve örgütlü bir dayanışma
sergileyerek; onları unutmadığımızı ve serbest bırakılmalarını
istediğimizi göstermeliyiz.
Irak gibi emperyalist devletlerin istihbarat örgütlerinin cirit attığı
işgal altındaki bir bölgede gözaltına alınan üç kardeşimizin akıbeti
hakkında endişeleniyoruz. Ne insani ne de hukuki açından kabul edilemez
bu gözaltıların derhal sona erdirilmesi ve kardeşlerimizin
özgürlüklerine kavuşmalarını istiyoruz.
Irak’taki işgal ve hukuksuzluk son bulmalı; Metin Demir, Mustafa Eğilli
ve M. Hasip Yokuş derhal serbest bırakılmalıdır!
Sakarya Dayanışma Platformu,
Sapanca Bilgi Eğitim Yardımlaşma Derneği (Sabed)
Geyve Dayanışma İnisiyatifi

|