TERÖRLE DEĞİL, İSLAM'LA MÜCADELE YASASI!


Sakarya Adalet Girişimi, Terörle Mücadele Yasası’yla ülkenin korku ve baskı egemenliğine teslim edileceği gerekçesiyle yasayı protesto etti. Açıklamada AKP ve Sakarya Milletvekillerine halka sırtlarını dönmeme uyarısı yapıldı!

Sakarya Adalet Girişimi mensupları, Terörle Mücadele Yasası’nın, “Müslümanlarla Mücadele Yasası”na dönüşeceğini ifade ederek, tüm ülkede korku ve baskı düzenini kurmaya yönelik yeni tasarıyı protesto etti. Şehir merkezindeki, AKM önünde toplanan kalabalık grup, yaptıkları basın açıklamasıyla AKP hükümetine ve Sakarya Milletvekillerine seslenerek, hükümette kalma kaygısıyla hareket ederek, sırtı halka dönük bir siyaset izledikleri takdirde, itibarlarını ve onurlarını kaybedecekleri ve bunun hesabını halka veremeyecekleri yönünde uyarıldılar.

Basın açıklamasında, “Son günlerde, ilimizde de yaşananlara benzer, çeşitli provokasyonlarla tırmandırılan şiddet olayları bahane gösterilerek, silahlı bürokrasi tarafından Terörle Mücadele Yasası yeniden dayatıldı. Yeni tasarı, ülkede yaşayan herkesi potansiyel bir düşman olarak tanımlıyor. Muğlak ifadelerle dolu olan ve ‘terörle mücadele’ diyerek, baskı rejimine yönelik yürütülen tüm muhalefeti susturmayı amaçlayan bu yasa; egemenlerin, kendi elleriyle yaptıkları ‘hukuk’ putunu nasıl da yiyebileceklerini açıkça ortaya koyuyor! İnsaniyetin, adaletin ve hakkaniyetin temel ölçü kabul edilmediği bu sistem, şimdi bilfiil yaptıklarını yasalaştırıyor. Böylece, bugüne kadar ‘derin devlet’ diye üstü kapatılan yapılanmaların icraatları da meşrulaştırılacak. Yasa Meclis’ten çıktığı takdirde, egemenlerin ‘iyi çocuk’ dedikleri aramızda cirit atarken, ‘kötü örnek’ gösterilenler ise ağır cezalara çarptırılacak!” denilerek, yeni bir 28 Şubat sürecinin başlatılmak istendiği ifade edildi.

“6.madde” ve “etkin pişmanlık” konularındaki tartışmalarla, yasadaki asıl tehlikeli maddelerin gizlenmek istendiği; yasa çıktığı takdirde tüm muhalif hareketlerin engelleneceğini belirtilerek, şu ifadelere yer verildi: “Terörle Mücadele Yasası gösteriyor ki; egemenlerin yaptıklarına karşı en ufak bir muhalefete bile tahammülleri yoktur! Herkes onların egemenliğine boyun eğmelidir, aksi halde ‘terörist’ sayılacaktır! Hayır! Buna izin vermeyeceğiz! Onlar istiyorlar ki; başörtümüz yasaklansın! İstiyorlar ki; kardeşlerimiz okullardan kolaylıkla atılsın! İstiyorlar ki; YÖK, katsayı zulmüyle milyonlarca evladımızın önüne engeller koysun! İstiyorlar ki; Danıştay, Müslüman kadınları ‘kötü örnek’ göstersin! İstiyorlar ki; darbe borazanı gazeteler, Müslüman kadını ‘domuz’ olarak karikatürize etsin! İstiyorlar ki; Cumhurbaşkanı, ‘irtica’ diye hedef gösterdiği Müslümanlara karşı her şeyin mübah olduğunu ifade edebilsin! Ve onlar istiyorlar ki; biz tüm bu olanlara sessiz kalalım! En ufak bir itirazımızı bile seslendirmeyelim! Yapılan tüm haksızlıklar karşısında evlerimizde oturalım ve başımıza gelecekleri elleri kolları bağlı bir şekilde bekleyelim! Bu bizim tarafımızdan asla kabul edilemez!”

AKP hükümetine ve Sakarya Milletvekillerine ise şöyle seslenildi: “İnsanca yaşama hakkımızın gasp eden, Müslümanca yaşama taleplerimizi susturmaya çalışan ve devlet içindeki çetelerin yaptıklarına meşruiyet kazandırabilecek yasanın, Meclis’ten geçmesini kesinlikle kabul etmiyoruz! AKP hükümetini, bu ülke insanlarını ‘terörist’ ilan edecek olan ve silahlı bürokrasinin siparişi üzerine yeniden gündeme getirilen bu yasayı Meclis’ten geçirmemeleri konusunda açıkça uyarıyoruz. İçlerinden çıktığınızı iddia ettiğiniz halka sırtınızı dönmeyin! Egemenlere yaslanarak ve -ne olursa olsun- hükümette kalmaya yönelik bir siyaset izlemekten vazgeçin!”

Herkesi yasayı protesto etmeye davet eden Sakarya Adalet Girişimi mensupları, vekillerin telefon ve faks numaralarını verdiler. “Direne direne kazanacağız!, Müslüman zulme boyun eğemez!, Müslümanlar burada, yasakçılar nerede?” sloganları atılan eyleme katılanlar, “Terörle değil Müslümanlarla mücadele yasasına hayır!, Terörle Mücadele Yalanı!, Topluma Müdahale Yasası!, Egemenlere asla boyun eğmeyeceğiz!” yazılı dövizler taşıdılar.

basın açıklamasının tam metni

 

Yeni Terörle Mücadele Yasası, Yine İslamla Mücadele Yasası!

İzin vermeyeceğiz!


Şemdinli bombalamaları ve sonrasında egemenlerin kirli ilişkileri, Van savcısının iddianamesiyle bir kez daha deşifre edildi. Silahlı bürokrasi ise verdiği muhtırayla, tüm kirli ilişkilerin üzerini örttü. Başlayan bu yeni süreçte, yıpranan temelleri üzerinde iyice sallanmaya başlayan cunta düzeni, kendini korumak kaygısıyla, sivil hayata yönelik yoğun ve kuşatıcı bir operasyonun düğmesine bastı. Sakarya Adalet Girişimi mensupları olarak, İslami kimliğimize yönelik başlatılmak için altyapısı hazırlanan ikinci bir 28 Şubat sürecine sessiz kalmayacağımızı herkese duyurmak istiyoruz.

Son günlerde, ilimizde de yaşananlara benzer, çeşitli provokasyonlarla tırmandırılan şiddet olayları bahane gösterilerek, silahlı bürokrasi tarafından Terörle Mücadele Yasası yeniden dayatıldı. Yeni tasarı, ülkede yaşayan herkesi potansiyel bir düşman olarak tanımlıyor. Muğlak ifadelerle dolu olan ve ‘terörle mücadele’ diyerek, baskı rejimine yönelik yürütülen tüm muhalefeti susturmayı amaçlayan bu yasa; egemenlerin, kendi elleriyle yaptıkları ‘hukuk’ putunu nasıl da yiyebileceklerini açıkça ortaya koyuyor!

İnsaniyetin, adaletin ve hakkaniyetin temel ölçü kabul edilmediği bu sistem, şimdi bilfiil yaptıklarını yasalaştırıyor. Böylece, bugüne kadar ‘derin devlet’ diye üstü kapatılan yapılanmaların icraatları da meşrulaştırılacak. Yasa Meclis’ten çıktığı takdirde, egemenlerin ‘iyi çocuk’ dedikleri aramızda cirit atarken, ‘kötü örnek’ gösterilenler ise ağır cezalara çarptırılacak!

Terörle Mücadele Yasası, işkencelerin, yargısız infazların, faili meçhullerin ve isnatsız suçlamalarla verilen cezaların izlerinin halen silinmediği bu ülkede, yeni bir korku atmosferi oluşturmayı amaçlıyor. Eğer, silahlı bürokrasi, amacına ulaşırsa, az da olsa kazanılmış kısmi hak ve özgürlükler de yeniden ve geri dönüşü olmayacak bir şekilde kaldırılacak!

28 Şubat sürecinde, kendilerine brifingler verilen savcıların, sonrasında hazırladıkları iddianameleri unutmadık.

İsnatsız, delilsiz, resmi ideolojinin ön kabullerine dayanılarak binlerce insana verilen cezalar, yasaları uygulayanların kimlerin komutasında olduğu da açıkça ortaya koydu. Yeni Terörle Mücadele Yasası, baskıların arttığı bir dönemde bu haliyle çıkarsa, yeni hak ihlallerinin yaşanmayacağını kim garanti edebilir? Müslümanlara karşı alınan kararlar gün gibi ortadayken, kim çıkıp da, bu yasa İslam’la ve Müslümanlarla mücadeleyi yeniden başlatmayacağını iddia edebilir?

Dünyada egemenlik peşinde vahşice koşan ABD ve İsrail’in işgallerine ve katliamlarına sessiz kalan AKP hükümeti, şimdi içerideki egemenlere boyun eğmek üzere.

Sakarya Adalet Girişimi olarak, şunu belirtmek istiyoruz ki; hangi güç odaklarınca Meclis’e taşındığı malum olan Terörle Mücadele Yasası, mevcut haliyle çıktığı takdirde, bu ülkede yaşayan tüm Müslümanlar, ‘irtica’ bahanesiyle ‘tehdit’ ilan edilecek.

Yasadaki üstü kapalı ifadeler, muhalif kimliklere yönelik yürütülen mücadeleye yasal bir zemin kazandıracak. Başbakan’ın, ‘bizim tasarımız’ diyerek hararetle savunduğu bu yasa, ülkedeki egemenlerin halka karşı işlediği tüm suçlara, kanuni bir kılıf da uydurmuş olacak! Bunları kabullenmemiz kesinlikle mümkün değil!

Hükümet ve muhalefet partileri, tüm yasayı “terörle mücadele” ve “altıncı madde” tartışmalarına kilitledi. Böylece hedef saptırılmış oldu. Bir haftadır, “etkin pişmanlık” gürültüsüyle perdelenen , insanları muhalefet ettiğine pişman edecek ve tüm ülkeyi ‘Olağanüstü Hal Bölgesi’ne dönüştürecek yasanın asıl tehlikeli maddeleri gündeme getirilmedi. Oysa, yasa tasarısının içeriği dikkatli incelendiğinde anlaşılıyor ki; bir çok madde, baskı ve yasak egemenliğinin pekiştirilmesi ve haksızlıklara karşı sessiz kalmayanların ise kanun şiddetiyle susturulmasına yönelik düzenlenmiştir.

Terörle Mücadele Yasası gösteriyor ki; egemenlerin yaptıklarına karşı en ufak bir muhalefete bile tahammülleri yoktur! Herkes onların egemenliğine boyun eğmelidir, aksi halde ‘terörist’ sayılacaktır! Hayır! Buna izin vermeyeceğiz!

Onlar istiyorlar ki; başörtümüz yasaklansın!
İstiyorlar ki; kardeşlerimiz okullardan kolaylıkla atılsın!
İstiyorlar ki; YÖK, katsayı zulmüyle milyonlarca evladımızın önüne engeller koysun!
İstiyorlar ki; Danıştay, Müslüman kadınları ‘kötü örnek’ göstersin!
İstiyorlar ki; darbe borazanı gazeteler, Müslüman kadını ‘domuz’ olarak karikatürize etsin!
İstiyorlar ki; Cumhurbaşkanı, ‘irtica’ diye hedef gösterdiği Müslümanlara karşı her şeyin mübah olduğunu ifade edebilsin!

Ve onlar istiyorlar ki; biz tüm bu olanlara sessiz kalalım!
En ufak bir itirazımızı bile seslendirmeyelim!

Yapılan tüm haksızlıklar karşısında evlerimizde oturalım ve başımıza gelecekleri elleri kolları bağlı bir şekilde bekleyelim!

Bu bizim tarafımızdan asla kabul edilemez.

Sakarya Adalet Girişimi olarak, adil ve insani bir yönetim yönündeki talepleri susturmaya yönelik bu yasa tasarısındaki tuzaklar karşısında, herkesi uyarıyoruz ve harekete geçmeye davet ediyoruz.
Buna sessiz kalırsak, iyi anlaşılsın ki; herkes açık bir ‘tehdit unsuru’ sayılabilecek, hatta belki de yargısız infazlara kurban edilebilecektir!

Yasa tasarısının ikinci maddesinde ‘cebir ve şiddet’ tanımı kaldırılarak, ‘terör örgütleri’ tarifinin sınırları genişletiliyor. Son derece esnek ve spekülasyona açık bu ve benzeri maddelerle, bir çok insan ‘terör örgütü’ kurmakla itham edilebilecek! Dernek, vakıf ve sivil toplum kuruluşlarının yaptığı eğitim ve yardım faaliyetleri “örgüte üye kazandırmaya yönelik eylemler” kapsamında değerlendirilecek! Verilecek cezalar ise ağırlaştırılacaktır!

Yeni yasayla birlikte –inanması zor gelebilir belki ama- örtünmek dahi suç sayılabilir!

Başörtüsü ise ‘terör örgütü üniforması’ ya da ‘irtica sembolü’ kabul edilerek, başörtülü kardeşlerimiz ‘terörist’ ilan edilebilir! Yıllardır uygulayan başörtüsü zulmüne karşı çıkmak ise ‘rejimi değiştirmeye yönelik eylem’ olarak cezalandırılabilir! Çocuklarımıza evlerimizde Kuran öğretmemiz, onlara İslam dinini anlatmamız ise, “irticai örgütlere üye kazandırmaya yönelik faaliyetler” kapsamına alınabilir!

Her türlü eylem ve girişimi, ‘terör’ kapsamına alan; yasaklar ve haksızlıklar karşısında tavır almayı ise ‘teröristlik’ olarak niteleyen yasa tasarısı, egemenlerin yaptığı eylemleri ise suç kapsamından çıkarıyor! Anlaşılıyor ki, egemenlerin korkuları ağır basıyor ve insanların oluşturacağı tüm birliktelikleri, tehlikeli bulduğundan, hepsine, toptan terör örgütü muamelesi yaparak, tüm muhalefeti sindirmeyi hedefliyor!

Sakarya Adalet Girişimi mensupları olarak, insanca yaşama hakkımızın gasp eden, Müslümanca yaşama taleplerimizi susturmaya çalışan ve devlet içindeki çetelerin yaptıklarına meşruiyet kazandırabilecek yasanın, Meclis’ten geçmesini kesinlikle kabul etmiyoruz!

AKP hükümetini, bu ülke insanlarını ‘terörist’ ilan edecek olan ve silahlı bürokrasinin siparişi üzerine yeniden gündeme getirilen bu yasayı Meclis’ten geçirmemeleri konusunda açıkça uyarıyoruz.

İçlerinden çıktığınızı iddia ettiğiniz halka sırtınızı dönmeyin! Egemenlere yaslanarak ve -ne olursa olsun- hükümette kalmaya yönelik bir siyaset izlemekten vazgeçin!

Sakarya milletvekillerini de buradan açıkça uyarıyoruz:

Ayhan Sefer Üstün Şaban Dişli Süleyman Gündüz

Recep Yıldırım Erol Aslan Cebeci Hasan Ali Çelik

Bu yasa meclisten kesinlikle geçmemelidir!


Bunun hesabını Sakarya halkına veremezsiniz!


Ve bu hesap size er geç ve mutlaka sorulur!!!


Bu vesileyle bir kez daha ve açıkça duyurmak istiyoruz ki; Sakarya Adalet Girişimi olarak, dünya egemenlerinin ve yerli işbirlikçilerinin karşısında sessiz kalmayacağız. Adil ve barışçıl bir dünya düzenine kavuşabilmek için yürüttüğümüz İslami mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Ne olursa olsun, Allah için direnen bir ümmet olma yolundan asla geri dönmeyeceğiz. Biz, yalnız Allah için kulluk eder, yalnız O’ndan korkar, yalnız O’na boyun eğer ve yalnız O’nun uğrunda yaşar ve ölürüz!

Sakarya halkını ise oynanmak istenen bu oyun karşısında uyanık olmaya ve tepkisini göstermeye davet ediyoruz.

Yarın çok geç kalmadan bu gün haklarımıza sahip çıkalım!

 

SAKARYA ADALET GİRİŞİMİ