|
Sakarya Adalet Girişimi adıyla
oluşturulan platform, ilk basın açıklamasında ABD’nin Irak’ı işgalini ve yaptığı
katliamları protesto etti Sakarya’da faaliyet gösteren
Diriliş Saati Dergisi, İlim ve Hikmet Vakfı, Ribat Vakfı, Sakarya Dayanışma
Platformu ve Vahdet Vakfı tarafından oluşturulan Sakarya Adalet Girişimi, 18 Mart Küresel
Eylem Günü’nde, AKM önünde saat 14.00’de yaptıkları kitlesel basın açıklamasıyla,
ABD’nin Irak’taki katliamlarını protesto ederek, bölgede benzer bir savaşın daha
yaşanmasına yönelik yürütülen çalışmalara karşı herkesi tepki göstermeye çağırdı.
Platformun kuruluş amacı, “Dünyadaki ve ülkedeki egemenlerin, kurdukları
mekanizmalarla insanları mazlumlaştırmasına; ezmesine, sömürmesine ya da yok
etmesine seyirci kalamayız. İnsanların açlıktan kırıldığı; yoksulluk sınırlarında
yaşayanların atıklara mahkum edildiği; işsizlik tehdidiyle emeğin sömürüldüğü;
saldırı ve işgallerle masum insanların, kadın-çocuk ayrımı gözetilmeden canlarının
alındığı; işkencenin her türlüsünün acımasızca ve alçakça yapıldığı;
halkların insanlık dışı uygulamalara maruz bırakıldığı; yasaklarla ve zorbalıklarla
en temel insani hakların dahi gasp edildiği ve yalan gündemlerle kitlelerin uyuşturulduğu
bir zaman diliminde; tüm bu yaşananlara karşı güçlü bir itirazı yükseltmenin ve
daha adil bir gelecek için erdemlice bir direnişi sürdürmenin gerekliliğine inanıyoruz,”
şeklinde açıklandı.
Açıklamada ayrıca, ABD’nin son günlerde Irak’ta başlattığı yeni operasyonla
masum Irak halkını katletmesi nefretle kınanırken, Sünni ve Şiiler arasında işgal
güçlerinin provokasyonlarıyla bir iç savaş çıkarılmak istendiği belirtildi. Müslümanların
arasında nifak sokmak için her türlü hainliğin yapıldığına dikkat çekilen açıklamada,
Türkiye’nin BOP kılıfı adı altındaki bu hain senaryoda, kendisine verilen işbirlikçi
rolü kabullenmesi şiddetle kınanırken; ayrıca Irak’taki senaryonun İran için de
uygulanmak istediği belirtilerek, tüm bu yaşananlara sessiz kalınmaması gerektiği
vurgulandı.
“Katil ABD Ortadoğu’dan defol!” ve “Zalimlere meyletmeyiniz, yoksa size ateş
dokunur” ayetinin yazılı olduğu pankartlar taşıyan platform üyeleri, ayrıca “Yaşasın
İslam kardeşliği,” “Müslümanlar Kardeştir,” “ABD karakolu olmayacağız!”,
“Tevhid, Adalet, Özgürlük” yazılı Türkçe, İngilizce ve Arapça yazılı dövizler
taşıdılar. Basın açıklamasında sık sık ABD katliamlarını lanetleyen sloganlar
atıldı.
Basın Açıklamasının Tam Metni Aşağıdadır:
AMERİKAN EMPERYALİZMİNE VE YERLİ İŞBİRLİKÇİLİĞE HAYIR!
ABD soğuk savaş sonrası süreçte dünyanın tek egemen gücü olduğunu ve güç karşısında
herkesin boyun eğmesi gerektiğini mazlum halklara sürekli empoze etmektedir. Tüm dünyaya
adeta “Ben sizin Tanrınızım, yalnız bana tabi olacaksınız” şiarını
benimsetmeye çalışmaktadır.
ABD ve işbirlikçileri bu hedefi gerçekleştirebilmek için öncelikle modernizm ve batılılaşma
ismi altında halkları uyuşturmaya, amerikan tarzı hayat biçimini yaymaya çalışmaktadır.
Bunun Türkiye’deki tezahürü ise, “tüketim çılgınlığı”, “moda”, “Amerikan
sineması”, “magazin haberciliği”, “bencilleşme”, “toplumsal dayanışmanın
sona ermesi”, “başta fuhuş olmak üzere her türlü ahlaksızlığın yayılması”
şeklinde karşılık bulmaktadır.
Amaç, ahireti unutmuş, İslam ahlakından yoksun bir millet oluşturmaktır. Amaç; laik
ahlakı benimsemiş, dünyada sadece zevk ve heveslerini tatmin etmek için yaşayan, sürekli
tüketen bir insan tipi oluşturmaktır.
İstedikleri hedefe ulaşmak için, yani mazlum halkları köleleştirmek için her türlü
entrikayı çeviren ABD ve işbirlikçileri, bunu başaramadıkları yerlerde yakıp yıkarak,
oluk oluk kan akıtarak bu amaçlarına ulaşmaya çalışmaktadır. Bunun en son örnekleri
Afganistan ve Irak’tır. Bu ülkelerde direnişi kırmak ve yerli işbirlikçilerini
iktidara geçirmek için masum insanların üzerine binlerce ton bomba yağdırılmış;
evlerde, camilerde, hastanelerde ve pazar yerlerinde kadın ya da çocuk ayrımı yapılmaksızın
katliamlar yapılmış, Müslüman bacılarımızın ırzlarına geçilmiş, işkencenin
en insafsızcası bu ülkelerdeki kardeşlerimize uygulanmıştır.
Son dönemde, Peygamberimize (sav) karşı karikatürler ile başlayan hakaret kampanyası
ve ülkemizde ısrarla sürdürülen başörtüsü zulmü gibi uygulamaların dikkatli bir
şekilde irdelenmesi durumunda, tüm haksızlıkların ABD ve işbirlikçilerinin gizli ve
açık onayı ile yapıldığını tespit etmek mümkündür. Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi gibi kuruluşların, egemen güçlere rağmen bağımsız yargıyı temsil ettiği
şeklindeki bir teze, hangi feraset sahibi bir Müslüman inanabilir? Müslüman halkımız,
Birleşmiş Milletler, AİHM gibi kuruluşların, egemen güçlerin güdümünde olduğunu
çok iyi bilmektedir.
Son bir hafta içinde Irak ve Filistin’de işgalci güçler zulümlerine yenilerini
eklediler. Filistin’de siyonist İsrail güçleri hapishane basarak Filistin Halk
Kurtuluş Cephesi Genel Sekreteri’ni kaçırdılar. Irak’ta ise direnişi
engelleyemeyen ve her geçen gün bataklığa daha çok saplanan kafir Amerika güçleri
direnişin merkezlerinden Samarra’ya hava ve kara gücü ile saldırdı. Samarra’daki
katliamın boyutlarına henüz tam vakıf değiliz. Ama iyi biliyoruz ki zulümde sınır
tanımayanlar Felluce’de olduğu gibi Samarra’da da kimyasal ve biyolojik silah
kullanma hususunda tereddüt etmeyeceklerdir.
Şu an önümüzde yeni bir süreç var. İran’ın dünya için nükleer bir tehdit oluşturduğu
iddiası ile İran’a saldırı için zemin hazırlanmaktadır. Her biri bütün dünyayı
mahvedecek ölçüde nükleer silah gücüne sahip olan ABD ve işbirlikçileri, kudurmuş
köpek gibi ağızlarından salyalar akıtarak,bölgedeki direnişin önemli
merkezlerinden biri olan İran’ı saf dışı bırakmanın planlarını yapmaktadırlar.
Aynı şekilde Filistin seçiminin galibi HAMAS’ı da etkisizleştirmek için bölgedeki
en büyük işbirlikçisi İsrail ile birlikte ince hesaplar yapmaktadır.
Bu kirli planlar ve hesaplara Türkiye de ortak edilmek istenmektedir. Irak’ın işgalinde
olduğu gibi İran için de Türkiye topraklarının Amerikan saldırılarına üs olarak
kullanılması pazarlıkları yapılmaktadır.
Bizler iyi bilmekteyiz ki Allah (cc) Müslümanları kardeş ilan etmiştir.
Bizler hangi mezhepten ve meşrepten olursa olsun müminlerin kardeş olduğuna iman
ettik.
Bizler zalimlere itaat etmeyeceğimize dair Peygamberimize (sav) söz verdik.
Bizler biliyoruz ki İran Türkiye’dir, Suriye Türkiye’dir, Irak Türkiye’dir,
Filistin Türkiye’dir. Buralardaki direniş, bizim direnişimizdir.
Bizler, zulme karşı sonuna kadar direneceğiz. Zulmün yanında yer almanın veya zulme
karşı sessiz kalmanın “Zalimlere meyletmeyiniz, yoksa size ateş dokunur” ayet-i
kerimesinin muhatabı olmakla eş anlamlı olduğunun bilincindeyiz.
Bizler zalimler ve onların işbirlikçileri ile diyalog veya uzlaşma ile değil, direnişi
kendine şiar edinerek dünyada adaletin tesis edileceğine inanıyoruz.
Bizler, Türkiye’deki sorumlu güçleri uyarıyoruz! Ortadoğu’da ABD ve işbirlikçileri
ile birlikte hareket etmek ya da tarafsız kalmak, Amerikan emperyalizminin zulmüne ortak
olmak demektir. Bu vebale ortak olanlar bu dünyada da ahirette de hesap vereceklerini
unutmasınlar.
Bizler AKP hükümetini uyarıyoruz! BOP projesini desteklemek demek, Büyük Şeytan
Amerika’nın yanında yer almak demektir. Hükümet bu tavrıyla egemen güçlere
yaranacağını zannetmekle aldanmakta, aksine kendi mezarını kazmaktadır. bimerika’nın
yanında yer almak demektir. Hükümet bu tavrıyla egemen güçlere yaranacağını
zannetmekle aldanmakta, aksine kendi mezarını kazmaktadır.
Bize yardımcı olarak Allah (cc) yeter. Yalnız O’na kulluk eder, yalnız O’ndan yardım
dileriz.
Bizler ABD ve İsrail’in öncülüğündeki şer güçlerin korkunç kumpasları ve
haince tuzakları karşısında, mazlum halkların yanında yer alacağımızı ve onlarla
birlikte sonuna kadar direneceğimizi burada bir kez daha haykırıyoruz.
Tüm dünya, adil ve özgür bir gelecek için, tüm onurlu insanları, ABD ve İsrail öncülüğündeki
şer ittifakına karşı duyarlı olmaya, küresel direnişi yükseltmeye ve emperyalizmi
döktüğü kanda boğmaya davet ediyoruz.
SAKARYA ADALET GİRİŞİMİ
DİRİLİŞ SAATİ DERGİSİ - İLİM VE HİKMET VAKFI - RİBAT VAKFI
SAKARYA DAYANIŞMA PLATFORMU - VAHDET VAKFI



















|