Güneri Civaoğlu
Türbanın MR'ı
Milliyet’in araştırması, Türkiye’nin sosyo - siyasal yaşamına referans
olabilecek çok değerli bir çalışmadır. Türbanın MR’ını çekmiştir.
Asparagas haber başlıklarının, "Bugün haber de yok... Neyi manşete çıkarsak"
zorlanmalarının dışında bir kalitedir.
Araştırmacı gazetecilik türünün örneğidir.
Karanlıkta kör dövüşünün yerine, aydınlıkta bilinçli tartışma forumunun oluşmasına
ışık üretmektir.
Gündemdeki "irtica" konulu tartışmaları, paranoya ve demagojinin bulanık
ortamından, bilimsel istatistik verilerin gerçeklerine taşımaktadır.
Başörtüsü ve servet
Türkiye'de milli gelirin yüzde
80'ini, nüfusun yüzde 20'si paylaşır.
Türkiye'deki hanelerin yüzde 80'ine yakınında başını örten kadın var.
Başını örten kadınların aylık hane geliri, 363 milyon lira, başını örtmeyen kadınların
hane geliri aylık 1 milyar lira dolaylarında.
O halde...
Ekonomik çıta düştükçe, kadınların başlarını örtme oranı yükseliyor.
.....
Buradan bir başka saptama... Ekonomik çıtanın düştüğü süreçte, insanların
manevi destek arayışlarının yaygınlaşması, dini inançlara daha yakın duran parti
oylarının artmasıdır.
Ekonomik kriz ve sonrasında, IMF'nin deli gömleği içindeki ekonomi sıkışırken, işsizlik
büyürken, aylıklar düşerken, AKP oylarının patlama yapması bir rastlantı değil.
AKP oyları da büyük kentlerin varoşlarından, düşük gelir gruplarından ve her
birinde başörtülü kadının bulunduğu yüzde 80 hanenin çoğunluğundan gelmiş değil
mi?
Araştırmaya göre başörtülü kadınların yüzde 42'si son seçimlerde oylarını
AKP'ye vermiş.
Diğer partilerin hiçbirinde başıörtülü kadın oyları yüzde 10'u bile bulmuyor.
İrtica ve tutuculuktan yakınan merkez partileri, ekonomide beceriksizliğin cezasını
çekiyor ve çektiriyorlar.
Başörtüsü ve kültür
Peki başörtüsü
"laiklik karşıtlığının" simgesi mi?
Genelde cevap yüzde 80 "hayır", yüzde 20 "evet..."
Hep aynı oran...
Ancak eğitim düzeyi yükseldikçe başı örtmenin (türbanın) "laiklik karşıtı
simge" olduğu yargısı da artıyor.
Örneğin üniversite düzeyinde bu kanıdakilerin oranı yüzde 39...
Kadının kendi ayakları üzerinde duracağı eğitim düzeyi ve ekonomik bağımsızlık
da başı örtme oranını aşağılara çekecektir.
Evli kadınların yüzde 73'ünün başı kapalı, bekarların yüzde 34'ünün... O
halde, evlilik, erkek baskısı ve kadının eğitim yetersizliği nedeniyle ekonomik bağımsızlıktan
yoksunluğa, başı örtmek zorunluğunu getiriyor.
Türban gerçeği
Türban, dilimize iki
anlamda girmiş...
Biri başı sımsıkı örten ve boynu da sararak fiyonk atılan tarz... Bu son yılların
görüntüsü. Kimilerine göre modernleşme. Çarşaf yerine daracık pardösü ve böyle
bir "marka" eşarp modernleşme.
Hele o mantolar daracık olabiliyor. Türban tarzı bağlanan fularların üstüne taşlı
ithal gözlükler takılıyor. Ayaklarda topuklu pabuçlar. Bazıları açık olan bu pabuçlarda,
hanımların kurallara göre kapanması gereken ayakları, topukları görülüyor.
Bir kısmı Boğaziçi'nde el ele erkek arkadaşlarıyla yürüyor ya da banklarda erkek
arkadaşlarına sokulmuş kumrular gibi görüntü veriyor.
Bu, haliyle modernleşme.
Belki...
Ama, aynı pardösü ve türban renkleriyle, bir örnek çizgileriyle tarikatların
simgeleri de olabiliyor. Üniversite gösterilerinde üniforma da.
Bu da ayrı...
Fakat tüm başı örtülü olanların sadece yüzde 6'sı "türbanlıyız" tanımını
yapıyor ki; bu Erbakan'ın tohumlarını attığı çekirdek oyların oranıdır. Laikliği
benimsemeyenlerdir.
Diğer başörtülülerin büyük çoğunluğu, ekonomik yetersizliğin, kültür ve eğitim
sığlığının, geleneklerin, yaşlanmanın yansımalarıdır.
Sonuç...
Daha bir süre başörtüsü - türban manzaralarıyla yaşayacağız.
Bu görüntülerin küresel çizgilere dönüşümü, ekonomik ve kültürel alanlarda,
toplumun yukarı çekilmesine bağlı. Zaten o düzeylerde hoşgörü çıtası da yükselir.
En kalın, en kafes kafes örtünmenin en yoksul Afganistan'da olması bu görüşün bir
kanıtıdır.
milliyet.com.tr