TÜRBAN DOSYASI - 8
Milliyet okurları
türbanı tartışıyor

Türban araştırması
sonuçlarını ve konuyla ilgili röportajları yayımlamaya başladığımız günden bu
yana yüzlerce faks ve e-posta aldık. İşte birkaçı...
İşte tartışma yaratan rakamlar
Türban araştırmasının en çok tepki gören bulgularından biri "Türkiye'deki
hanelerin yüzde 77'sinde dışarı çıkarken başını kapatan bir kadın
olması"ydı... Tepki gören bir diğer sonuç ise "başını kapatan
kadınların sadece yüzde 5.4'ünün taktığı örtüyü tanımlarken türban kelimesini
kullanması"ydı. Aynı araştırma, eğitim ve gelir düzeyi düştükçe,
metropollerden kırsala gidildikçe başını kapatanların oranında büyük düşüş
olduğunu da ortaya çıkardı...
Karnımızı doyuralım
Levent Doğru
Prof. Türkan Saylan'ın, "Kapatılmak aşağılayıcı bir durum" cümlesini
kısmen saçmalık olarak yorumluyorum. Artık Türkiye'de yaşayan insanların neredeyse
tamamı bu durumu sorun haline getirmiyor. Kişi isterse kapanır, isterse açılır.
Türkiye için sorun bence şu: "Hepimizin karnı aç. Önce karnımızı
doyuralım."
Görünce utanıyorum
Burcu Ceylan
Türban laikliğin karşıtı bir simgedir. Türban, Atatürk'ün yaptığı kılık
kıyafet devrimine karşı gelmektir. Yaşlanınca başını bağlamak ya da köylerimizde
başa yazma bağlamak normal. Buna alışkanlık ya da gelenek diyebiliriz. Fakat kara
kara çarşaflara sarınıp dolaşmak gericiliktir. Böyle insanları gördüğümde
utanıyorum.
İnsanlar okumalı
Enver Enver
10 yıldır ABD'de yaşıyorum. Türban konusu senelerdir ülkenin tek sorunuymuş gibi
lanse ediliyor. Türban taktıkları için insanların öğretim kurumlarına alınmaması
bana saçma geliyor. Her şeyden önce okuyan insandan kimseye zarar gelmez. Bunun
altında din düşmanlığı olduğunu düşünüyorum. Atatürk'ün adını kullanarak
sebepler öne sürmeleri, bence Atatürk'ün kemiklerini sızlatıyordur.
Eskiden türban mı vardı?
Ayşegül Altay
Türban siyasi bir simgedir. Tabii ki türban takanlar bunu inkâr edecektir. "Evet,
biz bunu siyasi bir simge olarak kullanıyoruz" dememeleri normal. Neden son
yıllarda türban kullananların sayısı hızla arttı ki? Bu insanlar birdenbire inanç
değişikliğine mi uğradılar? Tabii ki hayır.
Vehimleri bırakalım
A. Közde
Avrupa Birliği'ne girmek istediğimiz bir ortamda kısır tartışmalardan uzak, olaya
demokrasi ölçüleri içinde bireysel bir hak olarak bakmalıyız. Aslında türbanlı
ile türbansız birçok kişi çok samimi arkadaş olmaktadır ve kimse kimseyi öcü
olarak görmemektedir. Sorun vehimlerle yola çıkıldığında başlamaktadır.
Demokrasilerde vehim olmaz, bırakalım isteyen istediği kıyafeti giysin.
Kanada'dan bakınca...
Ahu
Türbanın, başörtü olmadığının vurgulanması beni rahatsız etti. Türban kelimesi
bizim kültürümüze sonradan empoze edildi. Türkiye olarak bu tür simgesel
kavramlardan çok şey kaybettiğimizi artık anlayalım. Ne olur yani, başörtü desek
de türban demesek? Başka insan mı oluyoruz? Daha modern mi oluyoruz? Yurtdışından
bakınca Türkiye'nin ne kadar boş kavramlarla uğraştığı daha kolay görülüyor.
1980'den sonra çıktı
Özgür Kaan Gümüş
Türban bence kesinlikle laiklik karşıtı simgedir. Neden 1923 yılından 1950 yılına
kadar bu kadar genç kızımız türban takmamıştır? Neden 1950'lerden, özellikle
1980'den sonra Türkiye'ye İslami sermayenin, tarikatların girmesiyle bir anda türban
takmaya başlamıştır genç kızlarımız?!..
Zoraki takiyeci
Cemil Aksüt
ODTÜ mezunuyum, yazılım mühendisliği yapıyorum. Manevi değerlere önem veren,
elimden geldiğince inancımın gereklerini yerine getirmeye çalışan biriyim.
Nişanlım da ODTÜ mezunu. Şu anda başka bir şehirde öğretmenlik yapıyor.
Tesettürlü. Okula girdiğinde başını açıyor ama bu onun tercihi değil. Başı
açık fotoğrafının olduğu CV ile İstanbul'da bazı özel okullara iş başvurusunda
bulundu. En iyilerinden olumlu cevap geldi. Ama derslere başı açık girmeye razı
olmasına rağmen dışarda kapalı olmasına tahammül etmeyecekleri kaygısıyla
görüşme davetine gidemedi. Ben bugün telefon açıp onu görüşmeye davet eden okulun
insan kaynaklarından bir yetkili ile görüşüp durumu izah ettim. "Olumlu
bakmıyoruz" dediler. Bir kez daha kahroldum. Sahip olduğu formasyon en kaliteli
okullarda eğitim vermesine imkân tanırken sırf başörtülü olduğu için
dışlanıyor. Ben de kendimi öyle hissediyorum. Çalıştığım şirket tanınmış bir
şirket. Nişanlımın başörtülü olduğunu çalışma arkadaşlarımdan gizlemek
zorundayım. Zira adım gericiye çıkar, kariyer mariyer beri gelsin... Popüler ifadesi
ile "takiye" yapıyorum. Saygılar...
Referandum yapılmalı
Lütfi Ay
Bu konu en güzel şekilde millet iradesine başvurularak bir referandumla halledilebilir.
Böylece baskılardan, zorlamalardan kurtulup herkesin saygı göstereceği bir çözüm
bulunur ve bu konu artık gündemden çıkarılır... Saygılarımla.
Türban simge değildir
Ercan Aydın
Annemin başı örtülü, erkek kardeşimin eşinin başı örtülü, kendi eşimin, kız
kardeşimin ve kızlarımın başı açık. Bu dayatmalardan vazgeçilmesi lazım. Biz
millet olarak her zaman dayatmaların karşısında olduk. Bu Meclis Amerika'daki
birtakım karikatürlere kızarak tezkereye ret oyu vermedi mi? Sonuçta o Meclis de bu
toplumun bir yansıması.
Türban kavgası yaşanmıyor...
Türkiye'de türban kavgası olmadığını savunan Arınç, "Çok küçük bir kesim
türbanı dışlamak istiyor. Geçer bunlar" diyor
TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın eşi Münevver Arınç türban konusunda toplumda bir
kavga ve gerginlik olmadığını, herkesin birbirine saygıyla yaklaştığını
belirterek, "toplumda çok az bir kesimin türbanı dışlamak istediğini"
söyledi.
Arınç, türban yazı dizisi çerçevesinde görüşlerini soran Milliyet'e şu
değerlendirmede bulundu:
'YENİ KAPANMADIM Kİ'
"Bence toplumda bir türban tartışması yok. Herkes birbirine saygıyla
yaklaşıyor. Benim koyu solcu arkadaşlarım var. Ankara'ya geldiğimde bana ilk ellerini
uzatan onlar oldu. Zaman zaman bir araya gelir, konuşuruz. Bana saygıyla bakarlar.
Okumuş insanlar, çalışanlar arasında böyle bir tartışma yok. Geçer bunlar diye
düşünüyorum. Toplumda gerginlik yaratmanın kimseye bir yararı yok. Benim türbanı
protokole sokmak istediğim yazıldı, çizildi. 23 Nisan resepsiyonu beş gün önceden
yazılmaya başlandı. Ben yeni kapanmış biri olsam neyse, 23 yıl önce başını
örtmüş birinin bu şekliyle eleştirilmesi haksızlıktan başka bir şey değil.
Umarım her şey yoluna girer, gerginlikler biter."