TÜRBAN DOSYASI - 3
Resmi törende türban
çıkmazı

Araştırmaya
katılanların yüzde 56'sı, türbanlı eşlerin resmi törenlere katılmasını
'doğru', yüzde 44'ü ise 'yanlış' buluyor
- Üniversite mezunlarının yüzde 75.5'i resmi törenlerde türbanı yanlış buluyor.
- Büyük şehirlerden kıra doğru gidildikçe doğru bulanlar artıyor. (yüzde 46.7'den
60.4'e)
- Ege'dekilerin yüzde 62.8'i, Marmara'da yaşayanların yüzde 51.6'sı yanlış buldu.
- 'Örtüm türban' diyenlerin yüzde 84.2'si doğru bulduğunu belirtti.
- "Protokol kuralları var. Uymayan gelmemeli" fikrini deneklerin yüzde 57.2'si
onayladı.
- 'Bazı siyasiler kapalı eşlerini törenlere getirip rejimi zorluyor' fikrine
deneklerin yüzde 54.6'sı karşı çıktı.
- Eğitim yükseldikçe "Rejimi zorluyorlar" diyenlerin oranı hızla arttı.
- Hanesinde kapalı biri olanların yüzde 62.1'i bu fikre katılmadı.
Meclis Başkanı Bülent Arınç'ın, önce Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'i
yurtdışına türbanlı eşiyle birlikte uğurlaması, sonra 23 Nisan resepsiyonuna
eşinin katılması ihtimali, Ankara'da tartışma çıkarmıştı: Devlet büyükleri
törenlere, türbanlı eşleriyle katılabilirler miydi?
Bu tartışmayı halk nasıl karşılıyordu, katılmayı doğru buluyor muydu? Meclis
Başkanı ve bakanlar rejimi zorluyorlar mıydı? Kamu hizmetinde türbanın yeri var
mıydı? Kurallar ve kararlar, kamu hizmeti verenlerle alanlar arasında fark yok muydu?
Bu sorulara cevap aranan son araştırmada öğretici veriler çıkmıştır.
YANITLAR YARI YARIYA
Deneklerin yarıdan biraz fazlası (yüzde 56'sı), resmi tören ve davetlere, devlet
büyüklerinin eşlerinin türbanlı katılmalarını "doğru", diğerleri
(yüzde 44'ü) "yanlış" bulmaktadır.
Devlet adamlarının törenlere türbanlı eşlerini getirerek rejimi zorladıkları
fikrine katılan ve katılmayanların oranı da, yukardaki oranlara yakındır.
Ancak, "Resmi törenlerin kurallarına uyulmalıdır, bu kurallara uymayanlar
törenlere katılmalıdır" görüşünü uygun görenlerin oranı, türbanlı
eşlerin törenlere getirilmesi sorularına verilen yanıtlarla çelişmektedir. Bu kez
deneklerin yarıdan biraz fazlası (yüzde 57.2'si) "Tören protokolüne
uyulmalıdır" görüşündedir. Deneklerin hepsi, ilk iki soruyla tutarlı cevap
verselerdi, yüzde 57.2 oranı, yüzde 45'e yakın olmalıydı. Bu tutarsızlığın
nedeni sanıyorum, algılama farklılığı ve anlayış eksikliğidir.
EĞİTİM BELİRLEYİCİ UNSUR
Eğitim ve gelir durumu, bu sorularda da belirleyicidir. Eğitim ve gelir düzeyi
arttıkça, resmi törenlere türbanlı eşlerin katılmasını yanlış bulanlar hızla
artmaktadır. Bu oran ilkokul mezunlarında 32 iken, yüksek eğitimlilerde yüzde 75'tir.
Başını örten kadınların yüzde 63'ü türbanlı eşlerin resmi törenlere
katılmasını onaylamaktadır. Başını örten bir kadın olmayan hanelerde (yüzde 28)
oturan deneklerin yüzde 85'i, türbanlı eşlerin törenlere katılmasına karşıdır.
"Türban laiklik karşıtlığının simgesi mi?" sualine verilen cevaplar,
gazetemizin dünkü sayısında yayımlanmıştı. Türbanı simge olarak görmeyenlerin
yüzde 68'i, türbanı simge olarak değerlendirenlerin ise sadece yüzde 16'sı
türbanlı eşlerin törenlere katılmasını doğru bulmaktadır.
Siyasal tercihe göre ayırım yapıldığında, AKP ve DEHAP eğilimlilerin yüzde 84'ü,
CHP'lilerin yüzde 11'i, GP'lilerin yüzde 45'i, MHP'nin yüzde 67'si; devlet
görevlilerinin türbanlı eşlerinin resmi törenlere getirilmesini doğru bulmaktadır.
Siyasal eğilimlere göre veriler, türban konusunda partilerin tercih yapmalarının ne
kadar zor olduğunu göstermektedir. Bu oranlara göre partilerin hepsi, oylarını
artırmak için, türban konusunda bugünkü politikalarını, her biri farklı nedenler
ve farklı yönde "değiştirmek" durumundadırlar.
DAR ALANDA POLİTİKA
Örneğin AKP, türban konusunda partinin bugünkü politikasıyla uyum içinde olanların
oylarını - tamamını değilse de yakınını - almaktadır. Oyunu artırması için,
vizyonunu genişletmek durumundadır. Politikasını değiştirdiğinde, esas kitlesinden
oy kaybetmez mi? CHP bakımından da durum farklı değildir.Türban bakımından oy
artırmak için, partilerin hareket alanlarının çok geniş olmadığı
anlaşılmaktadır.

'Başörtüsü emir değil,
öğüttür!..'
Prof. Bilgin, bu sözlerini
Yasin Suresi'yle destekliyor: "Allah'ın emirleri, dünyanın ve kâinatın düzeni,
varlıkların varoluş kurallarıdır. Gerisi Allah'ın kullarına öğütleridir."
Başı açık olarak eğitim veren, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim
Üyesi İlahiyatçı Prof. Dr. Beyza Bilgin, türbanla ilgili sorularımızı yanıtladı:
İslam dininde türbanın yeri nedir?
İslamda türbanın yeri Nur Suresi 31'inci ayettedir. Bu ayette Hz. Peygamber'e, mümin
kadınlara başörtülerini dekolteleri üzerine örtmelerini, kendiliğinden görünen
kısmın dışında, ziynetlerini aileden olan erkeklerin dışındaki erkeklerin yanında
açmamalarını söylemesi istenmiştir. Daha sonra devrin hukukçuları aile içi ve
toplumsal yaşamı düzenleyici kuralları koyarken, bu ayeti, saçın bir telinin bile,
değil aileden olmayan erkekler, aileden olan mesela kayınpederlerin yanında bile
göstermemek gerektiği şeklinde yorumlamıştır. Devrin özelliği, toplumsal veya aile
ile ilgili her kuralın mutlaka din ile bağlanmasıdır. Din ile bağlanmadıkça
insanların bu kurallara uymayacağı varsayılmıştır.
'KIYAFET CEMAAT İÇİNDİR'
Birçok kişiye göre, başörtüsü Allah'ın emridir. "Allah'ın emri" tabiri,
Allah'ın öğüdünün emir telakki edilmesinden doğuyorsa, buna saygı duyulur.
Başörtüsü böyle sunulduğu zaman tepkiyle karşılanmayacaktır. Fakat bu bir emir
seviyesinde, zamanüstü bağlayıcılıkta sunuldukça tepki devam edecektir. Allah'ın
emirleri, başkası tarafından değiştirilemez, başka türlüsü yapılamaz olan
kanunlarıdır. Yasin Suresi'nin son ayetinde bu hakikat şöyle bildirilmiştir: Allah
bir şeyin olmasını istedi mi, ona 'ol' emrini verir ve o şey olur! Allah'ın emirleri,
dünyanın ve kâinatın düzeni, varlıkların varoluş kurallarıdır. Gerisi, Allah'ın
kullarına emirleri değil öğütleridir.
Başı açık bir insanın ibadetinde sınırlamalar var mı?
Başı açık insan kadın - erkek herkes, her yerde, her zaman ibadet edebilir. Allah'la
kulun arasına hiçbir engel giremez, Allah'ına ibadet eden kula kimse kayıt ve şart
koyamaz, kıyafet cemaat içindir. Cemaate katılan kimse, cemaati incitmeyecek bir şekle
bürünür.
Türban siyasi simge mi?
Zaman zaman bizzat türbanlıların ifadelerinden bunu islamın simgesi olarak kabul
ettiklerini duymuşumdur. "Hocam, herkesin hangi milletten ve hangi dinden olduğunun
belli olması gerekmez mi?" derler. Örtünenlerin arasında bunların nispeti nedir,
bunu bilemiyorum.
Türbanın rejimin tehdidi olarak görülmesini nasıl karşılıyorsunuz?
Egemenlik kavgası olarak karşılıyorum, bu kavga henüz sona ermemiştir. Din
derslerinin okullarda okutulması konusu da aynı şekilde rejimin tehdidi olarak
görülmüştü başlangıçta, artık bu bitti.
Devlet dairesinde türban takılabilir mi?
Tabii ki takılabilir. Ancak biz, bir yandan türban takanların, diğer yandan taktırmak
istemeyenlerin inatlaşmasını karşılıklı egemenlik meselesi yapmış olduğumuz
için, artık bunun cevabını ilahiyatçı değil, siyasetçiler tartışmalı.
Kıyafet özgürlüğü olmalı mıdır?
Örf, âdet ve ananeleri, hayâ ve edep duygularını rahatsız etmeyecek bir kıyafet
özgürlüğüne taraftarım. Ancak bizde tartışmaları bırakın, normal konuşmalarda
bile, başörtüsü kadınlar için islamın birinci şartı gibi kabul ettirilmektedir.
'BİZDE DURUM AÇIK DEĞİL'
Başörtüsü yasağı özgürlüğe müdahale mi?
Haklı bir gerekçeye dayanmadığı müddetçe bütün yasaklar özgürlüğe
müdahaledir. Yurdumuzda durum çok açık değil. Eğer türbanı bir siyasi simge diye
düşünürsek, yasak kararının bir dereceye kadar haklı gerekçesi varsayılabilir.
Bir süredir durum o hali almıştır ki, bir kesim tarafından baş örtmeyenler İslam
dışı, diğer bir kesim tarafından baş örtenler fundamentalist sayılabilmektedir.
'Biliyorum, günah ama ne
yapayım?'
Yedi yıldır kapalı
olduğunu, 6 yıldır da pantolon ve sandalet giydiğini anlatan Sarıboğa, "Böyle
çok rahatım. Rabbim inşallah affeder bizi" diyor
Çamlıca tepesinin rüzgârlı bayırında rastladık ona. Güzelliği ta uzaktan
dikkatimizi çekmişti. Zarif yüz hatlarını, kıvamında bir makyajla ortaya
çıkarmıştı. Üzerinde şık bir pantolon vardı, ayağındaysa sandaletler. Başını
"modern" tarzda bağlamıştı. Yanına gidip tanıştık. Adının Zehra
Sarıboğa olduğunu söyledi...
Çok şıksınız. Bu yeni bir akım mı?
Bunu moda olarak algılamıyorum. Çünkü senelerdir böyle giyiniyorum.
ARAPÇA HOCASI OLACAK
Nasıl yadırganıyordunuz?
"Kapalısın, türbanlısın, neden pantolon giyiyorsun?" tarzında eleştiriler
alıyorum. Rüzgâr çıkınca etek uçuşuyor, yapışıyor, insanın bütün hatları
görünüyor. Pantolon çok daha rahat geliyor, üstelik kapanması gereken yerler de
kapanmış. Çok da rahatım bu şekilde.
Ne kadar zamandır kapalısınız?
Yedi yıldır.
Çalışıyor musunuz?
Başlayacağım. Arapça hocalığı yapacağım.
Tesettür modası çeşitleniyor. Modernleşiyor mu?
Kimi insanlar modernleşiyor. Ben bu şekilde çok rahatım. Altı senedir bu tarzda
giyiniyorum. Aslında günah olduğunu da biliyorum bu tarzda giyinmenin. Bildiğim halde
bana çok rahat geliyor.
'MODAYI BEN BAŞLATTIM'
"Yani günah ama yapıyorum" diyorsunuz.
Sonuçta ben ne kadar helal de desem, değil. Sizin de gördüğünüz gibi bazı hatlar
görünüyor. (Ayağı çorapsız, sandalet giymiş) Ama elimden bu kadarı geliyor.
Rabbim de inşallah affeder bizi. Ama kimi insanlar gerçekten yadırgıyor. "Kadın
pantolon giyemez. Peygamber efendimiz lanetlemiş" gibi laflar ediyorlar. Bence bu
yanlış. Kendi düşüncelerine kalmış bir şey. Ben bu şekilde rahatsam, bu şekilde
devam ederim. Ama bir özenti ya da moda olduğu için değil. Eğer modaysa modayı ben
başlattım diyebilirim. Kimi insanlar, çarşaflılar var, pardösülüler var. Bizi,
dini yanlış yayıyoruz gibi görüyorlar. Ama Allah bunu bizim içimize vermiş. Giyimle
ilgisi yok bence.
AKP dönemini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bence çok güzel. İnsanlar bu kadar sene bir şeyleri batırdılar. Batırdıktan sonra,
Tayyip Erdoğan'ın bir anda her şeyi değiştirmesini bekliyorlar. Bu zaman alır.
Ayrıca Tayyip Bey'le görüştük. Mükemmel bir insan.
Araştırmanın künyesi
ARAŞTIRMA, 3 - 5 Mayıs 2003 günleri arasında Türkiye'nin 7 coğrafi bölgesinde, 38
il ve 128 ilçe ve bunlara bağlı 157 mahalle ve köyde, 18 yaş üstü seçmen nüfusunu
temsil eden 927'si kadın, toplam 1881 denekle, hanede yüz yüze görüşme metoduyla
gerçekleştirildi. Araştırmanın hata payı, güven sınırları içinde eksi, artı
yüzde 2'dir...