1. Bölüm : Sokakta ferman padişahın, evde kadının
2. Bölüm : İğneleyici hüküm çıkardılar
3. Bölüm : Tesettür defilelerinde 'öteki' üzerinden şov
4. Bölüm : Modernite durumdan vazife çıkardı
5. Bölüm : ŞEKİL-İDEOLOJİ arasında başörtüsü
6. Bölüm : Başörtüsü korkularına estetik biçim kattılar!

 

Başörtüsü korkularına estetik biçim kattılar!

Seküler zihniyete sahip laikçi kesim, başörtüsü korkusunu örtüyü “ne gereği varbu kadar çeşide diyerek tek tipleştirme”, liberal kesim ise “köylü kuzenini şehirlileştirerek estetik kazandırma” duygularıyla orta koydu


Tesettürlü kadınların baş bağlama biçimleri ve giyim kuşamları hakkında söz sahibi olduğunu düşünen kesimlerin söylemlerindeki farklılık dikkat çekici. Laikçi kadın kimliğini savunan kadınlar “neden bu kadar çeşitli tarzlarda baş örtme biçimi olduğunu sorgulayıp tek tip formaya benzer bir kadın giyimi olmasını önerirken, libaraller saçınızı göstermeden de şık olmanız mümkün” dilini kullanıyor.

Bu iki farklı tutumu ortak paydada toplamaya imkan veren, seküler zihniyetteki kadınların dindar kadınlar üzerine ataerkil baskı kurma çabaları. Katı laikçi kimlik, korkusunu estetik çeşitlilik olarak ifade ederken, liberal kadın kimliği köylü kuzenini şehirlileştirmeye çalışan bir uslup tutturuyor.

Durup durup gündeme oturtulan ve her defasında bir düğüm daha atılan başörtüsünün şekli üzerinde kafa yoranların yorumu tesettür defilelerinin dilini; tesettür defilelerinin “şov” boyutu da, sokaktaki başörtü biçimlerini etkiliyor. Fakat üniversite gençliğinin baş bağlama şeklini en çok etkileyen, başörtü yasağına karşılık kendi bireysel çözümünü bulma çabası.

KONUMUNA GÖRE BAŞÖRTÜSÜ

Başörtü yasaklarının olmadığı dönemde pardesü-başörtüsü ya da başarılı kadın kimliğini temsil eden adeta iş kadını giyimini andıran tayyör- başörtüsü tercih edilirken, yasaklar ile birlikte bu giyim şekli yerini daha salaş kıyafetlere ve saçın tesettürlü olduğunu ele vermeyecek tarzda örtülmesine bıraktı.

Bu kıyafetle sokağa çıkamayacak genç kızlar için bazı aileler otomobil alarak yasağı delme konusunda destek verdi. Bu yöntem daha ziyade, zihniyet olarak özgürlüklerden korkmayan sosyal demokrat vakıf üniversitelerinde uygulanabilen bir yöntem.

Yasaklar içinde eğitim görmeye çalışan genç kızlar, önce çözüm olarak başın nasıl örtüleceğine karar veriyor, daha sonra bu çözüme uygun kıyafetleri tercih ediyor. Mesela saçlarını bandana ile örten kızlar bu örtme tarzına uygun kıyafetler tercih ediyor. Bol pantalonlar, bol kazaklar.
 

BAŞÖRTÜMÜ NASIL SAKLARIM

Başını açıp dışarıda örten öğrenciler ise uzun, boyna dolanarak kullanılan örtüleri tercih ediyor. Bu tercih ile, başını açarak okula giren öğrencilerin bile izini süren hocaların soruşturma ve koğuşturmalarından kurtulmuş oluyorlar. Çünkü başını açan bir öğrenci için en büyük sorun başörtüsünü nerede ve nasıl saklayacağı. Uzun başörtüsü baştan çıkarılıp boyna dolandığında; moda olarak, atkı kullanan öğrenci gurubuna dahil olunuyor. Başı açık öğrenciler başörtülü arkadaşlarına destek vermek için, yani iz süren hocaları şaşırtmak için boyun atkısı ve bandana kullanarak kimin kimin olduğunu saklanması konusunda tesettürlü arkadaşlarına stratejik destek veriyor.

Üniversite gençliğinin bulmuş olduğu bireysel çözümler, siyasilerin ağzından çıkıncaya kadar kullanılabilir iken, siyasilerin öneri olarak ortaya koydukları her tarz bir anda geçersizleşerek “yasak” kapsamına giriyor.

Yasak, kıyafetimi de örtümü de değiştirdi

Zehra Demir 24 yaşında, üniversite mezunu. Okulda başörtüsü yasağı yaşamış ve yasak yüzünden eğitimine bir yıl ara vermiş. İstanbul’a çalışmak için gelmiş. Ailesi Ankara Polatlı”da oturuyor. Annesi örtülü ve kendisi gibi etol başörtüsü takıyor.

Ne zaman örtündün?

İlkokulu bitirdikten sonra örtündüm. O yıl Anadolu lisesini kazanmıştım ancak başörtülü olarak okula gidemem diye kaydımın imam hatip lisesine yaptırılmasını istedim. Okula başladığım gün de başımı örterek okula gittim. Ailem bu kararıma ses çıkarmadı.

İlk taktığın başörtüsü modelini ve şeklini hatırlıyor musunuz?

Okuldaki öğrencilerin örttüğü o zaman tek bir model başörtüsü vardı o da lacivert bir başörtüsüydü. Öğrencilerin kimi iğneleyip boğazdan uçlarını dolayıp sıkıyordu, kimi de başörtüsünün uçlarını omuzlarına iğneliyordu. Ben bir ara başörtümü büyük olarak bağladım ve uçlarını iğneledim. Daha sonra daha rahat hareket etmek için başörtümün uçlarını gömleğimin içine soktum. Lise yıllarında öğrencilerin bir kısmı okula pardesü ve büyük başörtüsü ile geliyordu bir kısmı forma giyiyordu. Ben de ortaokul yıllarında forma giydim ve o dönemde başörtümü küçük bağladım. Pardesü giymeye başladığım zaman ise üzerine başörtümü büyük olarak taktım. Okuldan mezun olduğumda pardesü ve üzerine üçgen ve büyük şekilde başörtüsü takıyordum.

Üniversiteye girdiğinizde başörtüsü yasağı var mıydı?

Evet ben üniversiteye 1999 yılında başladım ve örtülü olarak okula öğrenciler giremiyordu.

Peki bu yasak okula başladığın dönem örtü şeklini etkiledi mi? Örtme modelini değiştirmeyi düşündün mü?

İllaki değişti, üniversiteye girdiğim ilk yıl kendime taktığım başörtüde bir tarz oluşturmaya çalıştım. Başörtümün boyutu biraz küçüldü ama yine üçgen model başörtüsü takıyordum. Giydiğim elbise modellerini değiştirdim, böyle olunca üzerine kombine ettiğim başörtüsünde de değişim doğal olarak oldu. Daha küçük ve daha özgün renkler ve modeller kullanmaya başladım. İlk yıl kaydımı dondurduğum için giyim ve başörtüsü tarzımda küçük değişiklikler oldu. Ancak yasak kalkmayınca ve ikinci yıl okula başlayınca doğal olarak örtü modelimi değiştirdim. Çünkü başörtülü olduğunu okuldaki hocaların bilmesini istemiyorsun. Sınıftan içeri girdiğinde bir başörtülüden çok salaş kıyafetler giymiş bir öğrenci havası verecek kıyafetler kullanmaya başladım. Daha kısa elbiseler ve bunların altına pantolonlar falan giymeye başladım. Bütün okuldaki başörtülüler bu şekilde giyiyorduk. Bu dönemde salaş kıyafetlerimin üzerine dışarıda fular şeklinde etol başörtüler takmaya başladım ve hâlâ aynı şekilde giyiniyorum.

Okul bittiği halde hâlâ aynı şekilde örtündüğüne göre bu örtü şeklini daha çok seviyorsun?

Evet, ben kendimi örtülü biri olarak toplum içinde böyle daha rahat buluyorum.

Girdiğin farklı ortamlarda bu tarz başörtünle seni daha kolay kabul ettiklerini düşünüyor musun?

Evet, büyük boy başörtüsü taksam belki gözler beni örtümden dolayı daha yargılayacak bir tarzda bakacak ama beni bu örtümle daha kolay kabul ettikleri bir gerçek. Ama tabiî olayın bir de şu boyutu var yani iş sadece taktığın başörtüsüyle bitmiyor senin kendini ifade ediş tarzın ve rahatlığın da çok önemli. bitmiyor.Yani ben başörtümü üçgen ve büyük model takıp onu benimseseydim o örtü içinde de kendimi rahat bir şekilde ifade edebilirdim. Ama en başta o örtü modelinin içinde ben kendimi rahat bulmuyorum.

ZEYNEP CEREN