Başörtüsü korkularına estetik biçim kattılar!
Seküler zihniyete sahip laikçi kesim, başörtüsü korkusunu örtüyü “ne
gereği varbu kadar çeşide diyerek tek tipleştirme”, liberal kesim ise
“köylü kuzenini şehirlileştirerek estetik kazandırma” duygularıyla orta
koydu
Tesettürlü
kadınların baş bağlama biçimleri ve giyim kuşamları hakkında söz sahibi
olduğunu düşünen kesimlerin söylemlerindeki farklılık dikkat çekici.
Laikçi kadın kimliğini savunan kadınlar “neden bu kadar çeşitli
tarzlarda baş örtme biçimi olduğunu sorgulayıp tek tip formaya benzer
bir kadın giyimi olmasını önerirken, libaraller saçınızı göstermeden de
şık olmanız mümkün” dilini kullanıyor.
Bu iki farklı tutumu ortak paydada toplamaya imkan veren, seküler
zihniyetteki kadınların dindar kadınlar üzerine ataerkil baskı kurma
çabaları. Katı laikçi kimlik, korkusunu estetik çeşitlilik olarak ifade
ederken, liberal kadın kimliği köylü kuzenini şehirlileştirmeye çalışan
bir uslup tutturuyor.
Durup durup gündeme oturtulan ve her defasında bir düğüm daha atılan
başörtüsünün şekli üzerinde kafa yoranların yorumu tesettür
defilelerinin dilini; tesettür defilelerinin “şov” boyutu da, sokaktaki
başörtü biçimlerini etkiliyor. Fakat üniversite gençliğinin baş bağlama
şeklini en çok etkileyen, başörtü yasağına karşılık kendi bireysel
çözümünü bulma çabası.
KONUMUNA GÖRE BAŞÖRTÜSÜ
Başörtü yasaklarının olmadığı dönemde pardesü-başörtüsü ya da başarılı
kadın kimliğini temsil eden adeta iş kadını giyimini andıran tayyör-
başörtüsü tercih edilirken, yasaklar ile birlikte bu giyim şekli yerini
daha salaş kıyafetlere ve saçın tesettürlü olduğunu ele vermeyecek
tarzda örtülmesine bıraktı.
Bu kıyafetle sokağa çıkamayacak genç kızlar için bazı aileler otomobil
alarak yasağı delme konusunda destek verdi. Bu yöntem daha ziyade,
zihniyet olarak özgürlüklerden korkmayan sosyal demokrat vakıf
üniversitelerinde uygulanabilen bir yöntem.
Yasaklar içinde eğitim görmeye çalışan genç kızlar, önce çözüm olarak
başın nasıl örtüleceğine karar veriyor, daha sonra bu çözüme uygun
kıyafetleri tercih ediyor. Mesela saçlarını bandana ile örten kızlar bu
örtme tarzına uygun kıyafetler tercih ediyor. Bol pantalonlar, bol
kazaklar.
BAŞÖRTÜMÜ NASIL SAKLARIM
Başını açıp dışarıda örten öğrenciler ise uzun, boyna dolanarak
kullanılan örtüleri tercih ediyor. Bu tercih ile, başını açarak okula
giren öğrencilerin bile izini süren hocaların soruşturma ve
koğuşturmalarından kurtulmuş oluyorlar. Çünkü başını açan bir öğrenci
için en büyük sorun başörtüsünü nerede ve nasıl saklayacağı. Uzun
başörtüsü baştan çıkarılıp boyna dolandığında; moda olarak, atkı
kullanan öğrenci gurubuna dahil olunuyor. Başı açık öğrenciler başörtülü
arkadaşlarına destek vermek için, yani iz süren hocaları şaşırtmak için
boyun atkısı ve bandana kullanarak kimin kimin olduğunu saklanması
konusunda tesettürlü arkadaşlarına stratejik destek veriyor.
Üniversite gençliğinin bulmuş olduğu bireysel çözümler, siyasilerin
ağzından çıkıncaya kadar kullanılabilir iken, siyasilerin öneri olarak
ortaya koydukları her tarz bir anda geçersizleşerek “yasak” kapsamına
giriyor.
Yasak, kıyafetimi de örtümü de değiştirdi
Zehra Demir 24 yaşında, üniversite mezunu. Okulda başörtüsü yasağı
yaşamış ve yasak yüzünden eğitimine bir yıl ara vermiş. İstanbul’a
çalışmak için gelmiş. Ailesi Ankara Polatlı”da oturuyor. Annesi örtülü
ve kendisi gibi etol başörtüsü takıyor.
Ne zaman örtündün?
İlkokulu bitirdikten sonra örtündüm. O yıl Anadolu lisesini kazanmıştım
ancak başörtülü olarak okula gidemem diye kaydımın imam hatip lisesine
yaptırılmasını istedim. Okula başladığım gün de başımı örterek okula
gittim. Ailem bu kararıma ses çıkarmadı.
İlk taktığın başörtüsü modelini ve şeklini hatırlıyor musunuz?
Okuldaki öğrencilerin örttüğü o zaman tek bir model başörtüsü vardı o da
lacivert bir başörtüsüydü. Öğrencilerin kimi iğneleyip boğazdan uçlarını
dolayıp sıkıyordu, kimi de başörtüsünün uçlarını omuzlarına iğneliyordu.
Ben bir ara başörtümü büyük olarak bağladım ve uçlarını iğneledim. Daha
sonra daha rahat hareket etmek için başörtümün uçlarını gömleğimin içine
soktum. Lise yıllarında öğrencilerin bir kısmı okula pardesü ve büyük
başörtüsü ile geliyordu bir kısmı forma giyiyordu. Ben de ortaokul
yıllarında forma giydim ve o dönemde başörtümü küçük bağladım. Pardesü
giymeye başladığım zaman ise üzerine başörtümü büyük olarak taktım.
Okuldan mezun olduğumda pardesü ve üzerine üçgen ve büyük şekilde
başörtüsü takıyordum.
Üniversiteye girdiğinizde başörtüsü yasağı var mıydı?
Evet ben üniversiteye 1999 yılında başladım ve örtülü olarak okula
öğrenciler giremiyordu.
Peki bu yasak okula başladığın dönem örtü şeklini etkiledi mi? Örtme
modelini değiştirmeyi düşündün mü?
İllaki değişti, üniversiteye girdiğim ilk yıl kendime taktığım başörtüde
bir tarz oluşturmaya çalıştım. Başörtümün boyutu biraz küçüldü ama yine
üçgen model başörtüsü takıyordum. Giydiğim elbise modellerini
değiştirdim, böyle olunca üzerine kombine ettiğim başörtüsünde de
değişim doğal olarak oldu. Daha küçük ve daha özgün renkler ve modeller
kullanmaya başladım. İlk yıl kaydımı dondurduğum için giyim ve başörtüsü
tarzımda küçük değişiklikler oldu. Ancak yasak kalkmayınca ve ikinci yıl
okula başlayınca doğal olarak örtü modelimi değiştirdim. Çünkü başörtülü
olduğunu okuldaki hocaların bilmesini istemiyorsun. Sınıftan içeri
girdiğinde bir başörtülüden çok salaş kıyafetler giymiş bir öğrenci
havası verecek kıyafetler kullanmaya başladım. Daha kısa elbiseler ve
bunların altına pantolonlar falan giymeye başladım. Bütün okuldaki
başörtülüler bu şekilde giyiyorduk. Bu dönemde salaş kıyafetlerimin
üzerine dışarıda fular şeklinde etol başörtüler takmaya başladım ve hâlâ
aynı şekilde giyiniyorum.
Okul bittiği halde hâlâ aynı şekilde örtündüğüne göre bu örtü şeklini
daha çok seviyorsun?
Evet, ben kendimi örtülü biri olarak toplum içinde böyle daha rahat
buluyorum.
Girdiğin farklı ortamlarda bu tarz başörtünle seni daha kolay kabul
ettiklerini düşünüyor musun?
Evet, büyük boy başörtüsü taksam belki gözler beni örtümden dolayı daha
yargılayacak bir tarzda bakacak ama beni bu örtümle daha kolay kabul
ettikleri bir gerçek. Ama tabiî olayın bir de şu boyutu var yani iş
sadece taktığın başörtüsüyle bitmiyor senin kendini ifade ediş tarzın ve
rahatlığın da çok önemli. bitmiyor.Yani ben başörtümü üçgen ve büyük
model takıp onu benimseseydim o örtü içinde de kendimi rahat bir şekilde
ifade edebilirdim. Ama en başta o örtü modelinin içinde ben kendimi
rahat bulmuyorum.
ZEYNEP CEREN