ŞEKİL-İDEOLOJİ arasında başörtüsü
Tesettür modası ve bu modanın tanıtılması ve yaygınlaşması için yapılan
tesüttür defileleri, başlangıçta modanın teşhirci esprisinin mankenlerin
başları örttürülerek bozuma uğratıldığı noktasından eleştiri konusu
yapılmıştı.
Tesettür
modasının bir kavram olarak gündelik hayatımıza girmiş olması, İslami
kesim diye ayrılan insanların modanın yatay hızına bağlı olan bir
değişim ile tanımlanmaya ve tanınmaya çalışmasını da izah etmektedir.
Tesettür modası ve bu modanın tanıtılması ve yaygınlaşması için yapılan
tesüttür defileleri, başlangıçta modanın teşhirci esprisinin mankenlerin
başları örttürülerek bozuma uğratıldığı noktasından eleştiri konusu
yapılmıştı. Zamanla tesettür defilelerinde başörtüsü, şov'un bir parçası
olarak dinin ilkesi olmaktan uzaklaştıkça eleştiri konusu olmaktan
çıktı. Eleştiriler, 'defileler dindar kadın kimliğine uygun değildir,
zaten maksat da dini değil siyasidir' noktasında yoğunlaştı. Bu
yoğunlaşma ile birlikte, medyada siyasilerin eşlerinin tavır ve
davranışları laikçi kalemler tarafından mahremiyete uygun olmadığı
noktasından eleştiri konusu yapılmaya başlandı.
Tesettür defilelerini değerlendirme biçimi bakımından laik kesimi iki
grup halinde incelemek mümkün.
1-Hayat tarzı ideologları
2-Laikçiliğin hürriyet tanımaz müdafileri
HAYAT TARZI İDEOLOGLARI
Hayat tarzı ideologlarının en en belirgin özelliği defile düzenleyen
İslami kesimi çağdaş toplum ile bütünleşmenin yollarını aradığı için
"onlar da şık olmak istiyor/onlar da kadın" taltifi ile tüketim ve marka
paydasında eşitlenmeye rıza göstermeleridir. Bu gruptakiler için hayat
tarzı paylaşımı belli bir markanın cemaati olmak ile eşdeğer tutulduğu
için tesettürlü "dahi" olsa dünyaca ünlü markalara dahil olan(postmodern
toplumda marka büyük bir ev manasına gelmektedir) tesettürlüleri
çağdaşlığın emniyet subabı olarak görmekteler. Bunlara göre Türkiye'de
tesettürlü kadınlar şıklıklarını ve ait oldukları markayı kamusal alanda
ne kadar gözle görünür biçimde taşırlarsa, Türkiye'nin İran ya da
Afganistan olma tehlikesi bertaraf edilmiş olur.
Hayat tarzı ideologları, saçını göstermek istemeyen kadınların saçlarını
geleneksel olan başörtüsü ile örtmekten vazgeçmeyerek daha çağdaş
stiller denememelerini başörtüsü yasaklarının en önemli sebebi olarak
ortaya koymaktalar. Fransa'da yapılmış bir defilede bütün vücudu ve
kafayı saran balık adam kıyafetini andıran deri kıyafetin Türkiye'deki
tesettürlü kadınlara "modern tesettür" kıyafeti olarak sunulması, tenin
ve saçın böyle de gösterilmiyor olması bakımından izah edilmesi dini bir
terim olan tesettüre olan mesafenin, kapanmayacak kadar uzak oluşunu
tasvir etmesi bakımından dikkat çekici.
Hayat tarzı ideologlarının işlevsel yöntemi kadınlık paydası.
BİRLEŞTİREN PAYDALAR
Gerek Refah dönemi iktidarlarında, gerekse Ak Parti iktidarında medyanın
tesettürlülere ilgisi, yoğun bir magazin söylemiyle öne çıkıyor.
Siyasilerin tesettürlü eşleri hayat tarzı olarak kah sorgulanıp kah
taltif edilerek, başörtüsünün mahremiyetin sınırlarını belirleyici bir
unsur olmaması için özel bir çaba sarf ediliyor. Bir taraftan meşhur
modacılar siyasilerin tesettürlü eşlerine şıklık ve rükuşluk üzerinden
karneler verirken diğer taraftan "yok aslında birbirimizden farkımız"
onların tek fazlalığı başörtüsü, bizim tek eksiğimize tekabül ediyor
yolunda haber dili tutturuluyor.
'Onlar da kadın' vurgusu aradaki buzları eriten bir formül olarak işleme
sokuluyor.
Onlar da kadın: Tercih ettikleri markalar var.
Onlar da kadın: Terzileri var.
Onlar da kadın: Makyaj yapıyorlar.
Onlar da kadın: Kuaförleri var başörtülerini kuaförde bağlatıyorlar.
Onlar da kadın: Dekolte yerine farklı kumaşlar kullanıyorlar.
Onlar da kadın: Kocalarına ön ismiyle hitap ediyorlar. (Emine Erdoğan'ın
"Tayyib'i özlüyorum cümlesi hakkında yazılanlardan bir kitap çıkabilir.)
Listeyi alabildiğince uzatmak mümkün.
ŞAPKA VE PERUK YASAĞI
Üniversitelerdeki başörtüsü yasaklarının baş örtme biçiminin değişmesi
ile ortadan kalkabileceğini, uzlaşmanın başörtüsünden vazgeçerek başka
bir biçimde saçın gizlenmesi ile sağlanabileceğini söyleyen gruptakiler
için temsil gücü en yüksek örnek Hürriyet Gazetesi Yayın Yönetmeni
Ertuğrul Özkök. Ertuğrul Özkök'ün savunduğu kriterin kendi zevkine
uygunluğu noktasından değer kazanması dikkat çekici. Fakat köşe
yazarlarının her birinin zevki ayrı olduğu için Ertuğrul Özkök için
modern olan Emine Erdoğan'ın Atina'da giymiş olduğu yüksek ökçeli
ayakkabı/çizme Ayşe Arman için rükuş olabilmektedir. Burada üzerinde
durulması gereken husus tesettürlü kadınlar sözkonusu olduğunda hem
erkeklerin hem de feminist / modern / libaral / çağdaş kadınların
tesettürlü kadınların zevkini denetleme konusunda kendilerini haklı
görmeleri.
'Başörtüsü karşıtlarını memnun edemezsin'
Zeynep Handan Sula. 22 yaşında. Bilgi Üniversitesi Matematik Bölümü
mezunu. İstanbul'da Bahçelievler semtinde oturuyor. Çok fazla alışveriş
yapmadığını söylüyor. Ama genelde alışveriş için outlet centerlara ve
semt pazarlarına gittiğini ifade ediyor.
Geleneksel örtüyü estetik buluyor musun?
Geleneksel örtüyle kasdınız orduya girişin tek yolu olan model ise,
maalesef, hiç estetik bulmuyorum. Başta iğnesiz olduğu için çabuk
bozuluyor ve kişiyi daha yaşlı gösteriyor.
Başını örterken biçim olarak en fazla neye öncelik veriyorsun?
Başörtümün düzgün olmasına dikkat ederim. Bunun için de uğraşması zor
eşarpları pek tercih etmem. Kolay şekil alabilen sade örtüler
tercihimdir.
En itici gelen baş örtme biçimi hangisi sence?
En itici gelen örtme biçimim tabii ki, deve hörgücü gibi topuz yapıp da
örtünme şekli. Sırıtan hiç bir topuza tahammülüm yoktur. Bir ara, "şal"
modası yeni çıktığı zamanlarda pek sevmemiştim. Şimdi ben de
kullanıyorum.
Başörtüsü reklamlarını nasıl buluyorsun?
Başörtüsü ve reklam bence iki zıt kelimedir. Zira başörtüsü güzel olmak
için değil, dikkat çekmemek, bedeni örtmek için var olan bir mefhumdur.
Reklam ise insanların hoşuna giden, onları daha güzel, daha çekici
vesaire yapan şeyleri tanıtmak için vardır.
Baş örtme biçimi sence başörtüsü karşıtlarını olumlu veya olumsuz
etkiliyor mu?
Başörtüsünü çekemeyenler için nasıl örtündüğünüz farketmez. Kafanızı
şapkayla dahi örtseniz size sinir olur ve o şapkayı başınızdan çıkarmaya
çalışır. Ama gene de şekle göre o kişinin gözündeki statünüz
değişebilir. Eğer pardösü giyip büyük başörtü bağlıyorsanız bunların en
hoş görülüsü bile sizden rahatsız olabilir. Yok eğer spor bir kıyafet
giyinmiş ve başınızı sıkma baş bağlamışsanız ki bu biçimi de bir ara
ampul kafa diyerek gene rahatsızlıklarını dile getiriyorlar. Bir de şal
versiyonu var, bu sıkma baştan biraz daha hafif bir durum, ama statüleri
hemen hemen aynı. Velhasılı kelâm başörtü karşıtları, her zaman
karşıttır. Onları olumlu etkilemek çok zordur. Görünüşünüzden çok, sizi
biraz tanıma fırsatı edinirlerse kimliğinizden etkilenebilirler. Ki
eminim çoğumuzun duyduğu bir cümle sarfederler "Sen diğer örtülülerden
farklısın".
Başörtülü birinin tarz/stil sahibi olduğunu gösteren en önemli
özellik nedir?
En başta belirtmeliyim ki, tarz/stil görecelidir. Birine göre tarz olan
diğerine göre saçmalıktan ibaret olabilir. Mesela özel okul gençliğinin
çoğunluğunu oluşturan zengin, çılgın tayfasının tarzı, pahalı şeyleri
çok matah bir şeymiş gibi giyinmek ve gösteriş yapmaktır. Bildiğimiz
"tiki" olarak adlandırılan ziyan olmuş gençliğin İslami versiyonlarıdır.
Laiklerin giydiklerinin biraz daha uzununu, bolunu giyerler. Gerçi artık
ona da pek dikkat etmiyorlar ya...
Başörtüsünü alırken en çok nelere dikkat ediyorsun?
Rahat ve kullanışlı olmasına. Yeri geldiğinde marka alsam bile markasını
göstererek takmaktan nefret ederim, takanlardan hoşlanmam. Az önce de
dediğim gibi günlük hayatta rahat ve sade olanları takmayı yeğlerim.
ZEYNEP CEREN
İDEOLOGLARIN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Hayat tarzı ideologlarının "çözüm" önerilerini ciddiye alarak başına
şapka takarak yasaklı alanı aşmaya çalışanlar "ideolojik nedenlerle
şapka / peruk takmak yasaktır" cezasına muhatap olmaktan kurtulamadı.
Marmara Üniversitesi'nin kampusüne asılmış olan "ideolojik nedenlerle
peruk ve şapka takmayı suç" kabul eden ilan "çağdaş Türkiye'nin"
gündemine girmedi. Böylece şapka Osmanlı'dan cumhuriyete geçerken baş
açma yöntemi olarak belli bir işlevi yerine getirmişken, modern Türkiye
Cumhuriyeti'nde başı açık olmak ile başörtülü olmamak arasındaki
mesafeyi koruyucu bir işlevi olmadı. Refah Partisi'nin kurucularından
Ahmet Tekdal'ın kızı Ayşenur Tekdal'ın başörtüsünün üzerine önünde tül
olan bir kep takması, Birikim dergisi yazarlarını makale yazmaya sevk
edecek kadar infial yaratmıştı. 2003'te Reyhan Gürtuna'nın yılbaşı
etkinliklerine başörtüsü üstüne şapka takıp gelmesi hiçbir haber değeri
taşımadı.