1. Bölüm : Sokakta ferman padişahın, evde kadının
2. Bölüm : İğneleyici hüküm çıkardılar
3. Bölüm : Tesettür defilelerinde 'öteki' üzerinden şov
4. Bölüm : Modernite durumdan vazife çıkardı
5. Bölüm : ŞEKİL-İDEOLOJİ arasında başörtüsü
6. Bölüm : Başörtüsü korkularına estetik biçim kattılar!

 

ŞEKİL-İDEOLOJİ arasında başörtüsü

Tesettür modası ve bu modanın tanıtılması ve yaygınlaşması için yapılan tesüttür defileleri, başlangıçta modanın teşhirci esprisinin mankenlerin başları örttürülerek bozuma uğratıldığı noktasından eleştiri konusu yapılmıştı.

Tesettür modasının bir kavram olarak gündelik hayatımıza girmiş olması, İslami kesim diye ayrılan insanların modanın yatay hızına bağlı olan bir değişim ile tanımlanmaya ve tanınmaya çalışmasını da izah etmektedir.

Tesettür modası ve bu modanın tanıtılması ve yaygınlaşması için yapılan tesüttür defileleri, başlangıçta modanın teşhirci esprisinin mankenlerin başları örttürülerek bozuma uğratıldığı noktasından eleştiri konusu yapılmıştı. Zamanla tesettür defilelerinde başörtüsü, şov'un bir parçası olarak dinin ilkesi olmaktan uzaklaştıkça eleştiri konusu olmaktan çıktı. Eleştiriler, 'defileler dindar kadın kimliğine uygun değildir, zaten maksat da dini değil siyasidir' noktasında yoğunlaştı. Bu yoğunlaşma ile birlikte, medyada siyasilerin eşlerinin tavır ve davranışları laikçi kalemler tarafından mahremiyete uygun olmadığı noktasından eleştiri konusu yapılmaya başlandı.

Tesettür defilelerini değerlendirme biçimi bakımından laik kesimi iki grup halinde incelemek mümkün.

1-Hayat tarzı ideologları
2-Laikçiliğin hürriyet tanımaz müdafileri

HAYAT TARZI İDEOLOGLARI


Hayat tarzı ideologlarının en en belirgin özelliği defile düzenleyen İslami kesimi çağdaş toplum ile bütünleşmenin yollarını aradığı için "onlar da şık olmak istiyor/onlar da kadın" taltifi ile tüketim ve marka paydasında eşitlenmeye rıza göstermeleridir. Bu gruptakiler için hayat tarzı paylaşımı belli bir markanın cemaati olmak ile eşdeğer tutulduğu için tesettürlü "dahi" olsa dünyaca ünlü markalara dahil olan(postmodern toplumda marka büyük bir ev manasına gelmektedir) tesettürlüleri çağdaşlığın emniyet subabı olarak görmekteler. Bunlara göre Türkiye'de tesettürlü kadınlar şıklıklarını ve ait oldukları markayı kamusal alanda ne kadar gözle görünür biçimde taşırlarsa, Türkiye'nin İran ya da Afganistan olma tehlikesi bertaraf edilmiş olur.

Hayat tarzı ideologları, saçını göstermek istemeyen kadınların saçlarını geleneksel olan başörtüsü ile örtmekten vazgeçmeyerek daha çağdaş stiller denememelerini başörtüsü yasaklarının en önemli sebebi olarak ortaya koymaktalar. Fransa'da yapılmış bir defilede bütün vücudu ve kafayı saran balık adam kıyafetini andıran deri kıyafetin Türkiye'deki tesettürlü kadınlara "modern tesettür" kıyafeti olarak sunulması, tenin ve saçın böyle de gösterilmiyor olması bakımından izah edilmesi dini bir terim olan tesettüre olan mesafenin, kapanmayacak kadar uzak oluşunu tasvir etmesi bakımından dikkat çekici.

Hayat tarzı ideologlarının işlevsel yöntemi kadınlık paydası.


BİRLEŞTİREN PAYDALAR


Gerek Refah dönemi iktidarlarında, gerekse Ak Parti iktidarında medyanın tesettürlülere ilgisi, yoğun bir magazin söylemiyle öne çıkıyor. Siyasilerin tesettürlü eşleri hayat tarzı olarak kah sorgulanıp kah taltif edilerek, başörtüsünün mahremiyetin sınırlarını belirleyici bir unsur olmaması için özel bir çaba sarf ediliyor. Bir taraftan meşhur modacılar siyasilerin tesettürlü eşlerine şıklık ve rükuşluk üzerinden karneler verirken diğer taraftan "yok aslında birbirimizden farkımız" onların tek fazlalığı başörtüsü, bizim tek eksiğimize tekabül ediyor yolunda haber dili tutturuluyor.

'Onlar da kadın' vurgusu aradaki buzları eriten bir formül olarak işleme sokuluyor.

Onlar da kadın: Tercih ettikleri markalar var.
Onlar da kadın: Terzileri var.
Onlar da kadın: Makyaj yapıyorlar.
Onlar da kadın: Kuaförleri var başörtülerini kuaförde bağlatıyorlar.
Onlar da kadın: Dekolte yerine farklı kumaşlar kullanıyorlar.
Onlar da kadın: Kocalarına ön ismiyle hitap ediyorlar. (Emine Erdoğan'ın "Tayyib'i özlüyorum cümlesi hakkında yazılanlardan bir kitap çıkabilir.) Listeyi alabildiğince uzatmak mümkün.

ŞAPKA VE PERUK YASAĞI

Üniversitelerdeki başörtüsü yasaklarının baş örtme biçiminin değişmesi ile ortadan kalkabileceğini, uzlaşmanın başörtüsünden vazgeçerek başka bir biçimde saçın gizlenmesi ile sağlanabileceğini söyleyen gruptakiler için temsil gücü en yüksek örnek Hürriyet Gazetesi Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök. Ertuğrul Özkök'ün savunduğu kriterin kendi zevkine uygunluğu noktasından değer kazanması dikkat çekici. Fakat köşe yazarlarının her birinin zevki ayrı olduğu için Ertuğrul Özkök için modern olan Emine Erdoğan'ın Atina'da giymiş olduğu yüksek ökçeli ayakkabı/çizme Ayşe Arman için rükuş olabilmektedir. Burada üzerinde durulması gereken husus tesettürlü kadınlar sözkonusu olduğunda hem erkeklerin hem de feminist / modern / libaral / çağdaş kadınların tesettürlü kadınların zevkini denetleme konusunda kendilerini haklı görmeleri.

'Başörtüsü karşıtlarını memnun edemezsin'

Zeynep Handan Sula. 22 yaşında. Bilgi Üniversitesi Matematik Bölümü mezunu. İstanbul'da Bahçelievler semtinde oturuyor. Çok fazla alışveriş yapmadığını söylüyor. Ama genelde alışveriş için outlet centerlara ve semt pazarlarına gittiğini ifade ediyor.

Geleneksel örtüyü estetik buluyor musun?

Geleneksel örtüyle kasdınız orduya girişin tek yolu olan model ise, maalesef, hiç estetik bulmuyorum. Başta iğnesiz olduğu için çabuk bozuluyor ve kişiyi daha yaşlı gösteriyor.

Başını örterken biçim olarak en fazla neye öncelik veriyorsun?

Başörtümün düzgün olmasına dikkat ederim. Bunun için de uğraşması zor eşarpları pek tercih etmem. Kolay şekil alabilen sade örtüler tercihimdir.

En itici gelen baş örtme biçimi hangisi sence?

En itici gelen örtme biçimim tabii ki, deve hörgücü gibi topuz yapıp da örtünme şekli. Sırıtan hiç bir topuza tahammülüm yoktur. Bir ara, "şal" modası yeni çıktığı zamanlarda pek sevmemiştim. Şimdi ben de kullanıyorum.

Başörtüsü reklamlarını nasıl buluyorsun?

Başörtüsü ve reklam bence iki zıt kelimedir. Zira başörtüsü güzel olmak için değil, dikkat çekmemek, bedeni örtmek için var olan bir mefhumdur. Reklam ise insanların hoşuna giden, onları daha güzel, daha çekici vesaire yapan şeyleri tanıtmak için vardır.

Baş örtme biçimi sence başörtüsü karşıtlarını olumlu veya olumsuz etkiliyor mu?

Başörtüsünü çekemeyenler için nasıl örtündüğünüz farketmez. Kafanızı şapkayla dahi örtseniz size sinir olur ve o şapkayı başınızdan çıkarmaya çalışır. Ama gene de şekle göre o kişinin gözündeki statünüz değişebilir. Eğer pardösü giyip büyük başörtü bağlıyorsanız bunların en hoş görülüsü bile sizden rahatsız olabilir. Yok eğer spor bir kıyafet giyinmiş ve başınızı sıkma baş bağlamışsanız ki bu biçimi de bir ara ampul kafa diyerek gene rahatsızlıklarını dile getiriyorlar. Bir de şal versiyonu var, bu sıkma baştan biraz daha hafif bir durum, ama statüleri hemen hemen aynı. Velhasılı kelâm başörtü karşıtları, her zaman karşıttır. Onları olumlu etkilemek çok zordur. Görünüşünüzden çok, sizi biraz tanıma fırsatı edinirlerse kimliğinizden etkilenebilirler. Ki eminim çoğumuzun duyduğu bir cümle sarfederler "Sen diğer örtülülerden farklısın".

Başörtülü birinin tarz/stil sahibi olduğunu gösteren en önemli özellik nedir?

En başta belirtmeliyim ki, tarz/stil görecelidir. Birine göre tarz olan diğerine göre saçmalıktan ibaret olabilir. Mesela özel okul gençliğinin çoğunluğunu oluşturan zengin, çılgın tayfasının tarzı, pahalı şeyleri çok matah bir şeymiş gibi giyinmek ve gösteriş yapmaktır. Bildiğimiz "tiki" olarak adlandırılan ziyan olmuş gençliğin İslami versiyonlarıdır. Laiklerin giydiklerinin biraz daha uzununu, bolunu giyerler. Gerçi artık ona da pek dikkat etmiyorlar ya...

Başörtüsünü alırken en çok nelere dikkat ediyorsun?

Rahat ve kullanışlı olmasına. Yeri geldiğinde marka alsam bile markasını göstererek takmaktan nefret ederim, takanlardan hoşlanmam. Az önce de dediğim gibi günlük hayatta rahat ve sade olanları takmayı yeğlerim.

ZEYNEP CEREN

İDEOLOGLARIN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Hayat tarzı ideologlarının "çözüm" önerilerini ciddiye alarak başına şapka takarak yasaklı alanı aşmaya çalışanlar "ideolojik nedenlerle şapka / peruk takmak yasaktır" cezasına muhatap olmaktan kurtulamadı. Marmara Üniversitesi'nin kampusüne asılmış olan "ideolojik nedenlerle peruk ve şapka takmayı suç" kabul eden ilan "çağdaş Türkiye'nin" gündemine girmedi. Böylece şapka Osmanlı'dan cumhuriyete geçerken baş açma yöntemi olarak belli bir işlevi yerine getirmişken, modern Türkiye Cumhuriyeti'nde başı açık olmak ile başörtülü olmamak arasındaki mesafeyi koruyucu bir işlevi olmadı. Refah Partisi'nin kurucularından Ahmet Tekdal'ın kızı Ayşenur Tekdal'ın başörtüsünün üzerine önünde tül olan bir kep takması, Birikim dergisi yazarlarını makale yazmaya sevk edecek kadar infial yaratmıştı. 2003'te Reyhan Gürtuna'nın yılbaşı etkinliklerine başörtüsü üstüne şapka takıp gelmesi hiçbir haber değeri taşımadı.