Selahattin Yazıcı (TİYEMDER
Genel Başkanı)
BAŞÖRTÜSÜ GERÇEĞİ
Türkiye'de özgürlükler ve insan hakları açısından sıkıntının yaşanmadığı
hiçbir dönem yok zaten. Yaklaşık 150 yıldır bu sıkıntılar herkes tarafından yaşanıyor.
Belki son kuşak bu sıkıntıların bugünkü son halkası. Bundan sonra nereye kadar
devam edecek, hangi kuşaklar bu sıkıntıyı çekecek bilemiyoruz ama, biizm
gayretlerimiz bu sıkıntıların son bulmasına dönük gayretlerdir. Bu gayretler her dönemde
yapılmıştır. Tek başına başörtüsüyle ilgili değil; mesela ülkemizde bir dönem
kur'an'ın okutulmasıyla, kitap okunmasıyla, hatta tesbih çekmekle bile sıkıntı yaşandı.
Kur'an samanlıklarda, ahırlarda, gizli saklı yerlerde okutulmaya çalışıldı. Bu sıkıntıyı
bizden 1-2 kuşak öncesi çok yoğun yaşadı. Bizim kuşağın kısmetine de başörtüsü
sorunu çıktı.
Başörtüsü ve örtünme bütün dinlerde
var ola gelmiş bir olgudur. Hatta Atik Roma da bile vardır. Yani başörtüsü
Türkiye de ortaya çıkmış bir olgu değildir. Başörtüsü genel anlamda bir dünya
örtüsüdür. Bütün dinlerde kurban kesmak. oruç tutmak ve bir çoğunda sünnet olmak
varsa başörtüsü ve örtünmede bu şekilde vardır.Başörtüsü ve örtünme bütün
dinlerde önemli bir tercih konusudur.Mukaddes dinlerde bütün bu örtüler günümüze
kadar taşınmıştır.Mesela; Tevrat'ta açıklığı ayıplayan ve örtünmeyi emreden
ayetler vardır.
Tevrat'ın çıkış bölümü sayfa 28'de erkeklerin bile başını örtmesi
bir dindarlık olarak izah edilir. İŞAYA 3/17'de evli kadınların başlarını örtmesi
Eski Ahitten beri bir iffet nişanesi olarak izah edilmektedir.
Talmud'da örtünme emirlerine azami özen gösterilmiş ve mesela bir
kadının başkalarının yanında başını açması kocasının onu boşaması için bir
sebep teşkil ettiğini ilan etmiştir.(Ket.7/6) Ayrıca tüm ibadetlerin ve duaların başı
kapalı yapılması Talmud'da Tanrı tarafından emredilir. (Quid 31'a chab 118b) örtünmede
kullanılan kavralar erkeklerde (tallit, kippa, judenhund) kadınlarda (tikhel, kissouriroçh)
her ikiside başörtüsüdür.
HIRISTİYANLIKTA ise;
Çok acık ifadelerle yani Ahit'in mektuplar bölümünde 1.Korintoslular'a mektup
(11/14-15) kadınların ibadet esmasında başlarını örtmeleri emrediliyor. PAVLOS'un
KORİNTİLİ'lere 1. MEKTUBU S.11 ; '............ Başını örtmeden dua eden yada
peygamberlik eden her kadın başını küçük düşürür, böylesinin başı traş
edilmiş bir kadından farkı yoktur. Bu nedenle ve melekler uğruna kadın bir yetki nişanesi
olarak başını örtmelidir. (a.13) :Siz kendinize zarar verin. Kadının örtüsüz başla
Tanrı'ya yakarması uygun mu? Bu ayet şöyle bitiyor. (a.16) ' BU KONUDA ÇEKİŞMEK İSTEYEN
BİRİSİ VARSA ŞUNU BİLSİNKİ BİZİM YADA , TANRI'NIN TOPLULUKLARININ BAŞKA BİR
GELENEĞİ YOKTUR.'
Budizm ve Hinduizmde'de; kolun. başın ve göğüsün örtülmesi
akrabalara ve tanrılara karşı bir saygı ifadesi olarak kabul edilir. Hatta budizm'de
evin içinde bile bu uygulama vardır.(E.R Newyork 1987 cilt 4 s.408)
Bütün bu dinler ve onların mensupları bu ölçülere sahip çıkıp Türkiye'de başörtüsünr
karşı yapılan haksız uygulamaları eleştirmeleri gerekmekteydi.
İSLAMİYET'TE ise;
KUR'AN'da Allah yaklaşık on ayette örtünmeden ve başörtüsünden yana tercihini açıklamıştır.
Ayetlerde net olarak Cenab-ı Hak; açıklık saçıklıktan yana değil başörtüsün ve
örtünmeden yana olduğunu ve örtünmeyi teklif ve tavsiye ettiğini açıklamıştır.
Bu noktadan sonra kişileri imtihanın cilvesi olarak serbest iradeleri ile başbaşa bırakmıştır.
Kişi istediği şekilde örtünmek yada örtünmemekte hür ve özgürdür.
Nur Suresi 24/31 ' Görünenlerin dışında zinetlerinigöstermesinler, başörtülerini
yakalarının üzerine salsınlar.'
Ahzap 33/59 'Dış elbiselerini üzerlerine salsınlar.'
Azhap 33/60 'Zinnetlerini göstermeksizin bununla beraber sakınmaları onlar için daha
hatırlıdır.' Kuran-ı Kerim'de ALLAH on kadar ayetinde kadınların giyim ve kuşamlarına
özel olarak yer vermiş, evin içinde ve dışında dikkat etmeleri gereken hususları açık
seçik belirtmiştir. Bknz. En Nur 24/27/31/60; El Azhap 33/53/59/60
Esas tartışılan kelime "hımar vada humur " diye tartışılan kelime şu ana
kadar yazılmış bütün lügatların tamamında başörtüsü olarak izah edilmiştir.
Karşılığı başörtsüdür. Henüz hımar yada humurun, başörtüsünün dışında
bir şey olduğunu hiç bir lügat yazmamıştır. Dolayısıyla başörtüsüne karşı
serdedilen türedi bir kaç görüş, aynen bazı şeyhülislamların padişahlara yağ çekmek
için verdiği fetvalara benzer. İşte bu türedi bir kaç görüş, ülkemizdeki
kurumları ve mekanizmayı yanıltan görüşlerdir. Yanlış bilgilendirmelerdir. Ve bu görüşler
hiç kimse tarafından rağbet görmemektedir.
Burada bunlar kaynak olarak önümüzde dururken konuyu larj bir şekilde ve konjektürel
anlamlar yükleyerek ortaya çıkmak, üç günlük resmi makam ve mevkii için bunları
yapmak züldür ve utanç vericidir.Bunları yapanları burada insafa ve hoşgörü sınırları
içerisinde saygılı olmaya davet ediyorum.
Buradan şunun altını çizerek ifade etmek zorundayım. Allah örtünmeden ve başörtüsünden
yana tercihini açıklarken açık olanlara ve açıklıktan yana olanlara hiç bir
zorlama ve müeyyide getirmemiştir. Dolayısıyla insanlar Allah'ın varlığını dahi
kabul edip etmeme noktasında özgür ve serbest bırakılmışlardır. İmtahanın güzelliği
ve gayesi de budur.