Özkan İ.
Başörtülü Hanımefendi Kardeşlerime
Açık Mektup
Bismillâhirrahmânirrahîm
Esselâmu Aleyküm,
Muhterem Başörtülü Hanımefendi Kardeşlerim,
Bendeniz İlahiyat Fakültesi mezunu, evli ve iki çocuk babası bir kardeşinizim. Hergün
binlerce insanın geçtiği işlek bir yol üzerinde bir dükkanım var. Bu yüzden birçok
farklı insan görüyor ve yine birçok insanla görüşüyorum.
Sizlere bu mektubu yazmamın sebebi hergün gördüğüm insanların içinde yer alan yüzlerce
başörtülü kardeşimin bazılarında tesbit ettiğim giyinme yanlışları hakkında
sizleri uyarmak istememdir.
Buna cür`et etmemin sebebi de Yüce Rabbimiz Allah`ın şu ayeti ve önderimiz Hz.
Muhammed`in (s.a.v.) şu sözleridir:
*-"Sizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk
bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir." (Al-i İmran Suresi Ayet 104)
*-"Sizden birisi bir kötülük görürse onu eli ile değiştirsin, buna gücü
yetmezse dili ile değiştirsin, buna da gücü yetmezse kalbi ile bu durumu kötü görsün;
ki bu da imanın en zayıfıdır." (Hadis-i Şerif)
*-"Ya iyiliği emreder, kötülüğü menedersiniz; ya da başınıza Allah`tan
gelecek bir musibeti beklersiniz." (Hadis-i Şerif)
*-"Muhakkak ki din nasihattır." (Hadis-i Şerif)
Muhterem Kardeşlerim,
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, bazı İslam düşmanlarının iftiralarının
aksine bu din, kadını hor gördüğünden değil; tam aksine onu herkesin istediği şekilde
göremeyeceği nadide bir mücevher gibi kabul ettiğinden, onu kem gözlerden korumak
istediğinden yani ona değer verdiğinden dolayı örtünme emrini getirmiştir. Şu
bilinmelidir ki İslam`dan başka hiçbir sistem, hangi inançtan olursa olsun, sonuçta bütün
insanların ulaşmak istediği en değerli yer olan Cennet`i, "anneler`in ayağının
altında" kabul edecek kadar; "Sizin en iyiniz kadınlarına karşı en iyi olanınızdır."
diyecek kadar ve doğum sırasında ölen kadını "şehid" kabul edecek kadar
kadınlara değer vermemiştir.
Başörtüsü ve örtünme emri, farz olduğu "müslümanlar" tarafından kesin
olarak bilinen bir emirdir; bu konuda hiç bir şüphemiz yoktur ve müslümanlar bu emri
severek yerine getirirler. Çünkü onlar Allah`ın ve Rasulunün emirlerine sıkı sıkıya
bağlıdırlar ve "şiddeti her tarafa yayılacak olan büyük bir günün azabından"
korkarlar.
Son senelerdeki başörtüsü tartışmaları, bazı bilgisiz veya kötü niyetli kişilerin
yanlış veya kasıtlı yorumları halkımızdan bazı kesimleri yanıltma ve sanki İslam`da
örtünme emri yokmuş gibi bir hava estirme amacı gütmektedir. Birtakım yeni yetme İlahiyatçı
veya din adamı görüntüsündeki şahıslar dünyada tek akıllı kendileri kalmış
gibi Allah`ın ve Peygamberi`nin bu kesin emrini ilgili ayet ve hadisleri kendi hevesleri
doğrultusunda yorumlayarak yozlaştırmaya çalışmaktadırlar.
Bu kişilere sormak gerekir; örtünme emrini (hâşâ) Peygamberimiz`den başlayarak asırlar
boyunca bütün Sahabe, herbiri yüzlerce eser vermiş bütün İslam alimleri ve sonra bütün
Müslümanlar yanlış anladı da; üç-dört kitap yazmayla profesör olan bu yeni
yetmeler mi doğru anlıyor(?) Tabii ki hayır...
Hadi bir anlık bütün dînî emir ve kavramları bir tarafa bırakalım, din diye birşey
yok farzedelim; bu durumda bile başörtüsü bizim için vazgeçilmezdir. Çünkü başörtüsü
bizim örfümüzde, kültürümüzde, tarihimizde kayıtlıdır, kazılıdır: İşte
Anadolu Kurtuluş Savaşı`nda kağnıyla cepheye mermi taşıyan başörtülü
ninelerimiz, işte köyüne saldıran düşmana satırla girişen Nene Hatunlar, işte örtüye
uzanan bir düşman eli sebebiyle Maraş`tan Güneydoğu Kurtuluş hareketini başlatan
Kahraman Maraş halkı ve işte "İstiklal Marşımızın yazarı" büyük şair,
büyük insan Mehmet Akif Ersoy ve onun iki dizesi...:
Kızımın iffeti batmakta rezîlin gözüne;
Acırım tükrüğe billâhi tükürsem yüzüne!
Başörtüsüne karşı duran bir Anadolu insanı bırakın dinine karşı olmayı, kendi
milliyetine ve kültürüne karşıdır demektir, bir zamanlar Maraş`ta örtüye el
uzatan düşmanla aynı safta demektir...
Bu girişin ardından tekrar esas konumuza dönelim.
Çok Değerli Başörtülü Hanım Kardeşlerim,
Örtünme emrinin amaçları arasında siz değerli hanım kardeşlerimizi kem gözlerden,
hain bakışlardan korumak ve yabancı erkeklerin dikkatinin üzerlerinize çekilmemesini
sağlamak olmasına rağmen, bazı kardeşlerimiz bu emri yerine getirmeye çalışırken
yaptıkları hatalarla bu amaçların tersinin gerçekleşmesine sebep oluyor ve maalesef
örtünüyoruz sandıkları halde örtünmüyorlar.
Bu durum da sizleri seven ve saygı duyan biz erkek din kardeşlerinizi üzüyor. Çünkü
siz bizler için çok değerlisiniz. Sizler bizim ya anamız, ya bacımız, ya kızımız
ya da hanımımızsınız. Bizler sizin yalnızca Allah`ın emrini tutarak örtünmenizden
dolayı sizlerle gurur duyuyoruz, sizler bizim namusumuz ve Fatih`leri doğuran ve doğuracak
en değerli varlıklarımızsınız, bizler sizin saçınızın bir telini bile esen rüzgardan
sakınırız, kıskanırız.
Şimdi burada öncelikle konumuzla ilgili olan ve eğer müslümansak bizleri bağlaması
gereken, hanımların giyinmesi ile ilgili bir ayeti, Peygamberimizin sözleri olan
hadislerden birkaçını ve O`nun ocağında yetişmiş değerli hanımı Hz. Aişe`nin
iki sözünü sizlere hatırlatmak istiyorum:
1- Ayet: "Mü`min kadınlara da söyle: Gözlerini (harama
bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları hariç,
zinetlerini açmasınlar. Başörtülerini yakalarının üzerine koysunlar... Gizlemekte
oldukları zinetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar..." (Nûr
Suresi Ayet 31.)
2- Hadis: Hz. Aişe`den rivayet edildiğine göre bir gün kızkardeşi
Esma ince bir elbise ile Rasulullah`ın huzuruna girmişti. Hz Peygamber bunun üzerine
hemen ondan yüzünü çevirdi ve şöyle buyurdu: "Ey Esma! Şüphesiz kadınlar
erginlik çağına ulaşınca onun şu ve şu yerlerinden başkasının görünmesi uygun
değildir." Hz Peygamber bunu söylerken yüzünü ve ellerini işaret etti. (Ebu
Davud Libas 31.)
3- Hadis: "Ümmetimin son dönemlerinde giyimli fakat çıplak bir
takım kadınlar olacak, bunların başlarının üstü deve hörgücü gibi bulunacaktır.
Onlar cennete giremez, cennetin kokusunu bile alamazlar." (Ebu Davud Libas 125,
Cennet 52.)
4- Hadis: Birgün Peygamberimiz bir arkadaşına Mısır`da dokunmuş bir
keten kumaş vermiş, yarısından kendine gömlek diktirmesini, diğer yarısından ise
hanımının giysi yapmasını istemiştir. Ancak daha sonra şöyle buyurmuştur:
"Hanımına git söyle altına bir gömlek diksin. Çünkü vücut şeklinin ortaya
çıkmasından korkarım." (El Kurtubî, El Cami`, XIV, 156.)
5- Peygamberimizin Hanımı Hz. Aişe`nin Sözleri: Temim Oğulları
kabilesinden bir takım kadınlar Hz Aişe`yi ziyarete gelmişlerdi. Üstlerinde ince
giysiler vardı. Hz Aişe onlara şöyle dedi: "Eğer sizler mü`minler iseniz,
bunlar inanmış hanımların giysileri değildir. Eğer mü`min değilseniz o zaman durum
değişir."
Yine birgün onun huzuruna, ince başörtülü bir gelin getirilmişti. Bunun üzerine O
şöyle dedi: "Nûr Suresine inanan bir kadın bunu örtünmez." (El Kurtubî,
El Cami`, XIV, 157.)
6- Hadis: "Bir kadın koku sürünerek dışarı çıkar ve koku ulaşsın
diye bir topluluğun yanına giderse zinaya bir adım atmış olur." (Tirmizi, Edeb,
35; Nesâî, Zîne, 35)
7- Hadis: "Kadınlardan erkeklere benzeyenlerle; erkeklerden kadınlara
benzeyenler bizden değildir." (Buhârî, Libas, 61)
Muhterem Başörtülü Kardeşlerim,
Şimdi sizlere bu mektubu yazma sebebim olan noktalara değinmeye geçebilirim. Burada bazı
hanım kardeşlerimizin özellikle yaz aylarında düştükleri örtünme ve giyinme yanlışlarını
madde madde sayarak sizleri uyarmak istiyorum:
A- SOKAKTA GİYİLEN ELBİSEDE YAPILAN YANLIŞLIKLAR:
1- İçi gösteren astarsız ve ince gömlek, elbise,
özellikle etek (şifon ve organze türü):
Bazı kardeşlerimiz sokakta dış elbise olarak, güneş ışığı veya dükkanların
ışıkları vurduğu zaman ve hatta ışık vurmadan bile içini gösteren ince elbise
veya ceket altı etek giyiyorlar. Bu da çok vahim sonuçlara neden oluyor ve maalesef
bazen içiniz görünüyor. Bu tür giyinme hatası geçen yaz mevsiminde had safhada idi
bu yaz da öyle olacağa benziyor. Kardeşlerimiz bu tavırlarıyla yukarıda saydığımız
2, 3, 4 ve 5. hadislere aykırı davranıyorlar. Lütfen bu yanlışa düşmeyin.
2- Dar ve vücuda yapışan elbise, tişört ve gömlek:
Sokakta dış elbise olarak bu tür şeyler giyilince vücut hatları belli oluyor ve
erkeklerin dikkatini çeker bir hale geliyor. Bu tür giyinişler de örtünme emrinin
genel amaçları ile yukarıdaki 3. ve 4. hadislerin emirlerine aykırı. Lütfen sokakta
dış elbise olarak bu tür şeyleri giymeyin.
3- İçi göstermese ve dar olmasa bile kumaşının türü sebebiyle vücuda yapışan
ve vücut hatlarını belli eden elbise ve etek. (Buzy, ipekli türü vb.):
Bir üst maddedeki mahzurlar bu tür giyinişte de mevcut. Lütfen sokakta dış elbise
olarak bu tür şeyleri giymeyin.
4- Pantolon:
Bazı başörtülü hanım kardeşlerimiz dış giysi olarak beline kadar bir üst elbise
veya ceket giydiği halde belden aşağısı açıkta kalacak şekilde altına pantolon,
hatta bazen dar pantolon ve hatta ne kadar acıdır ki bazen de bulucin giyiyorlar. Bu da
vücut hatlarını belli ediyor ve dikkat çekiyor. Üstelik başörtülü bir hanımın böyle
giyinmesi daha çok dikkat çekiyor ve İslam`la alakası olmayan insanların bile "Şuna
bak bir de başörtüsü takıyor!" demesine neden oluyor. Onların öyle demesi bir
yana bu tür giyinişler örtünme emrinin genel amaçları ile çelişki halinde. Bir de
bu tür bir giyiniş yukarıdaki 7. hadiste geçen Peygamber Efendimizin şiddetli yasağının
sınırlarını zorluyor. Lütfen bu tür olumsuzluklara sebep ve bir erkek giysisi olan
pantolonu sokakta giymeyiniz.
5- Kısa kollu elbise:
Hayret edilecek bir şekilde son zamanlarda bu tür giyinişlere de rastlıyoruz.
Özellikle bazı genç hanım kardeşlerimiz de üstlerine delikli, dantelli veya saydam
bir üst giyisisi alıyor ve kısa kollu giyisisi bunun altından görülüyor. Oysa örtünme
emrinin gerçekleşmesi için kolların kapalı olması gerekiyor. Yukarıdaki 2. hadiste
Peygamberimiz, hanımların yabancı erkeklere karşı yalnızca yüz ve ellerinin açık
kalacabileceğini söylüyor. Lütfen bu noktaya dikkat edin ve bu tür yanlışlara düşmekten
kaçının.
6- Yırtmaçlı etek:
Anlaşılması çok güç ama bazı kardeşlerimiz de dış elbise olarak altlarına
yırtmaçlı etek giyiyorlar. Gene anlaşılması çok güçtür ki bu yırtmaç bazen diz
kapaklarına kadar bile çıkabiliyor.
Kardeşlerim! Böyle örtünme olur mu? Yanlış yapıyorsunuz! Yoksa son zamanlardaki
tesettür tartışmaları, televizyon ve tesettür defileleri vs. bizlere temel bazı şeyleri,
bazı değerleri unutturdu mu? Kardeşlerim bu tarzda bir giyinmeyle ayete de hadise de,
örtünme emrinin amaçlarına da muhalefet ediyorsunuz. Tesettürlü bir hanımınefendinin
böyle bir giyiniş tarzı olamaz. Lütfen bu hataya düşmeyiniz.
7- Manto ve pardesü türlerinden: 1-İçini gösteren, 2-Çok aşırı süslü,
3-Çok dikkat çekici renkli (mesela kırmızı), 4-Dar, 5-Uzun yırtmaçlı, 6-Parlak
deri, 7-Bele doğru daralan (Rus modeli):
Bu tür pardesü ve mantolar da dikkatleri üzerinize çekmenize veya bazen vücut hatlarınızın
belli olmasına sebep oluyor. Oysa örtünme emrinin amaçları arasında bunları önlemek
var. Lütfen pardesü ve mantonuzun böyle olmamasına özen gösterin.
B- BAŞÖRTÜSÜ YANLIŞLARI:
1- İçini gösteren ince türde baş örtüsü:
Yine arkadan ışık vurunca ve hatta bazen vurmadan bile içini gösteren başörtüler
takılıyor. Bu durum da yukarıda 5. maddede Hz. Aişe`nin söylediği gibi dinin bu
emrine açık bir muhalefet oluyor. Lütfen sokakta takacağınız başörtünüzü seçerken
ve takarken içini göstermeyecek kalınlık ve kalitede olmasına dikkat edin.
2- Boynu örtmeyen baş örtüsü:
Bu yanlış uygulamaya da oldukça çok rastlanıyor. Yalnızca çene altında
veya ensede bir düğüm atılınca boyun açık kalıyor ve yukarıdaki 1. ayette geçen
"Başörtülerini yakalarının üzerine koysunlar" emri gerçekleşmiyor. Lütfen
başörtünüzün ucunu boynunuzu da kapatacak şekilde yakanızın üzerine sarkıtın.
3- Saçı tam örtmeyen, saçtan arkaya kayan ve saçın önünü dışarı çıkaran
baş örtüsü:
Bu yanlışa bir üst 2. maddedeki gibi başını bağlayan kardeşlerimiz düşüyor ve
örtünme emri tam olarak gerçekleşmiyor. Lütfen başörtünüzü güzel ve sağlam bağlayarak
veya altına tülbent takarak kaymamasını ve saçınızın hiçbir tarafının görünmemesini
sağlayınız.
4- Aşırı süslü, dikkat çekici renkte (mesela kırmızı) ve yaldızlı başörtüsü:
Bu tür başörtüsü de dikkatleri ve bakışları üzerinize çekiyor. Oysa ki bu sonuç
örtünme emrinin hedeflerinden değil. Lütfen sade veya aşırı süslü olmayan başörtülerini
tercih edin.
5- Pardesü veya elbisenin içinde bırakılmak ve boyun veya ense üzerinde düğümlenmek
suretiyle sıktırılan, böylece başın veya saçın şeklini ortaya çıkaran başörtüsü:
Yukarıda saydıklarım kadar tehlikeli olmasa da bu uygulama özellikle genç hanım
kardeşlerimiz arasında oldukça yaygın. Hele bazı kardeşlerimiz başörtülerini böyle
bağlamakla birlikte bir de saçlarını topuz yapıyor veya yukarıya doğru topluyorlar.
Bu durumda başları 3. hadiste geçen tabirle "deve hörgücü"ne benziyor.
Takdir edersiniz ki bu da çok dikkat çekici oluyor ve örtünmenin amacını bir ölçüde
tehlikeye düşürüyor. Bu kardeşinizi dinlerseniz lütfen böyle yapmayın ve ayette geçtiği
gibi başörtünüzü yakanızın üzerine koyarak sarkıtın derim.
C-AKSESUAR VE AYRINTI YANLIŞLARI:
Bunları şöyle sıralayabiliriz:
Bazı genç hanım kardeşlerimin kullandıkları;
-Özellikle nakışlı eşarp altı alın süsleri,
-Dış elbisenin üzerine giyilen çok süslü ve dikkat çekici delikli, dantelli, saydam
veya çok parlak deriden ceketler,
-Cafcaflı ve parlak çantalar,
-Aşırı süslü, dikkat çekici, uzun topuklu veya çok yüksek tabanlı ayakkabılar,
-Tıbbî zorunluluğu olmayan ve gösteriş niyetiyle takılan güneş gözlükleri,
-Yukarıdaki 6. hadise aykırı olarak aşırı tarzda parfüm sürünme ve makyaj.
Çok Değerli Genç Hanımefendi Kardeşlerim!
Gençlik çağında olmanız sebebiyle güzel görünmek ve beğenilmek istediğinizi
biliyorum. Ancak inanın ki siz kardeşlerimin güzel olmak ve beğenilmek için bu süslü
şeylerin hiçbirine ihtiyacınız yok. Çünkü sizin yüzünüzde Allah`ın verdiği bir
nur var, sizin yüzünüzde Peygamberimizin "İmandandır" dediği "Hayâ"nın
yani utanmanın güzelliği, berraklığı, temizliği var. Ben, şu dizelerde sizleri görüyorum:
O YÜZ, HER HATTI TEVHİD KALEMİNDEN BİR SATIR;
O YÜZ Kİ, GÖZ DEĞİNCE ALLAH`I HATIRLATIR...
Bu güzelliği ve nuru siz göremeseniz de biz görüyoruz; siz bilemeseniz de biz
biliyoruz. Hatta öyle ki bu nurunuz bazı karanlık odakları ve yarasaları da rahatsız
ediyor... Bu güzelliğiniz, bu nurunuz yıkılmak, yok edilmek isteniyor...
Kardeşlerim, tabii ki temiz, uyumlu ve size yakışanı giyeceksiniz, tabii ki paspal
olmayacaksınız. Temizlik ve düzen zaten bizim dinimizin emirleri arasında. Ama bir müslümanın
çoğu işinde olması gerektiği gibi orta yolu kaybetmeyeceğiz. Bahsettiğim türlerde
yanlış giyinerek dikkat çekme sınırına geçmeyeceğiz.
Ve genç kardeşlerim şunu da bilin ki eğer evleneceğiniz erkek, sizi sadece görünüşünüzden
ve güzelliğinizden dolayı beğenecekse bu durumun ileride sizin için bir felaket olma
ihtimali vardır. Çünkü güzellik birgün gidebilir veya birgün sizden daha güzel bir
insan çıkabilir; eğer o kişi sırf güzelliğinize bakıp da sizi tercih etmişse böyle
bir durumda sizden uzaklaşması ihtimali de yüksektir. Buna karşılık beğenilmenizi
ve tercih edilmenizi sağlayan sizin temizliğiniz, sadeliğiniz, iç güzelliğiniz, hayânız,
terbiyeniz ve ahlâkınız olursa -Allah`ın izniyle- ömür boyu hiç bitmeyecek güzellikler
başlar.
Eğer imanlı ve dindar beyler istiyorsanız bu niyette olmanızı tavsiye ederim. Çünkü
sizi arayacak olan müslüman ve dindar erkekler de Peygamber Efendimizin şu hitabıyla
karşı karşıyadır ve ona göre hareket edeceklerdir: "Kadın dört şeyi için
nikâhlanır: Malı, güzelliği, soyu ve dini için. Sen dindar olanını tercih
et..."
Kardeşlerim, bendeniz buna inandım, böyle yaşadım, böyle dua ettim, böyle aradım
ve Allah da bana tam istediğim gibi bir hanım verdi...Umarım size de salih beyler nasib
eder.
Değerli Başörtülü Hanım Kardeşlerim,
Bu söylediklerimi lütfen "İyi dost acı söyler." sözü çerçevesinde,
sizleri seven bir kardeşinizin uyarısı olarak alın. Benim kimseye bir kastım veya
ithamım yok. Allah ve Rasulunu tasdik eden herkes müslümandır. Ancak Allah`ın bir
emrini yerine getirirken bunu doğru uygulamak lazım; yoksa bilmeden zararlı çıkılabilir
veya hedeflenen fayda elde edilmez. Dediğim gibi sizler bizim için çok değerlisiniz.
Onun için bu kadar şey söyledim. Değerli olmasanız "hadi canım banane" der
geçerim. Ama bunu yapamıyorum, çünkü sizler bizim umudumuzsunuz.
Son olarak sizlerden iki ricam var;
Birincisi, lütfen kitap okuyarak veya alim insanların katıldığı hanım toplantılarına
katılarak, İslamî radyoların programlarını dinleyerek bilginizi artırın ve
dinimizi doğru öğrenin, doğru öğrenilmesini sağlayın. Dünya hayatınız ile
ilgili bilgilerin yanında ahiret hayatınız için de bilgiler öğrenin.
Benim burada anlattıklarım bazı yanlışlara dikkat çekmektedir, sizin başörtüsü
ve diğer meseleler ile ilgili bilmediğiniz bir konu varsa ayrıntılı bilgi için güvenilir
ilmihal kitaplarına başvurun ve bilgiyi tam kaynağından öğrenin.
İkincisi ve en önemlisi; lütfen burada yaptığım uyarıları tanıdığınız başörtülü
arkadaşlarınıza da ulaştırın ve bunların mümkün olduğu kadar çok insana ulaşmasını
sağlayın ki bu yanlış uygulamalar sona ersin.
Mektubuma burada son verirken hepinize en içten saygılarımı sunuyor ve sizleri Allah`a
emanet ediyorum. Umarım siz de bana dua eder ve: "Allah`ım bu kardeşimize ilim
yolunu nasib et ve onun ilmini artır." dersiniz.
Esselâmu Aleyküm.
Sen ey müslüman kızı sen namus timsalisin
Sen cennet güzelisin, hûriler misalisin
Sen Allah yolundaki gaziler misalisin
İslam yolunda olmak Mü`minin ülküsüdür
Müslüman hanımların iffeti örtüsüdür
Ahmet Tevfik Paksu