Hayrettin Karaman
Temel Meselelerimiz Üzerine - V
İKİ SEÇENEK: AZİMET Mİ RUHSAT
MI?
a) Başörtüsü yasağına karşı direnen ve bu direnme sebebiyle zarar
gören, görevden atılan veya atılma durumunda olan, öğrenim hakkını kaybeden veya
kaybetme durumunda olan kimselerin önünde iki seçenek vardır: Azimet ve ruhsat. Azimet
zor, fakat sevaplı, onurlu, normalde olması gereken yolu tutmak, şahsi zararı, genel
menfaat için (din özgürlüğünü korumak, hakkı almak için) göğüslemek, gerekirse
ve imkanlar müsait ise diplomadan vazgeçmek, başka yollardan bilgi ve eğitim eksiğini
gidermek, isteniyorsa, yurtdışında okumak, resmi değil ise sivil kesimde iş bulmak,
hayatını meşru şekilde yaşamak ve değerlendirmek.
Ruhsat ise zaruret sebebiyle geçici ve sınırlı olarak yasağın
kalkması hükmünden yararlanmaktır. Kadın vücudunu normal hallerde yabancıya
(namahreme) göstermez, ama hasta olursa muayene ve tedavi için doktora gösterir, hatta
dokundurur. İşte bu, zarurete dayalı bir ruhsattır. Okumadığı veya çalışmadığı
takdirde güç durumda kalacağını veya kalınacağını bilen kızlar ve kadınlar da
geçici olarak ve yalnızca yasak bölgede olmak şartıyla başlarını açarlarsa ruhsat
hükmünden yararlanmış olurlar.
b) Ruhsattan yararlananlar, azimet yolunu seçenler ve kendileri yasak
kapsamına girmeseler de girenlerin dertlerini ve meselelerini paylaşmak durumunda
olanlar (yani Müslümanlar ve kendileri inanmasalar, inandıkları halde pratikte
kusurları olsa bile insan hak ve özgürlükleri için mücadele etmeyi insanlık ödevi
bilenler), evet bu üç gurup, başörtüsü yasağının kalkması, din özgüllüğünün
tanınması için -hukuk ve meşruiyet içinde kalarak- olanca güçleriyle mücadele
edeceklerdir. Bunlar, milletin kahir ekseriyetini teşkil etmektedir.
Kamuoyu araştırmaları, halkın yüzde 70'ine yakınının başörtüsü yasağına karşı
olduğunu ortaya koymuştur. Bu mücadelenin başarıya ulaşmasının ön şartı sivil
toplum örgütleri oluşturmaktır. Başörtüsü yasağı kendi aile fertlerini
ilgilendirmese bile "bütün müminler kardeştir ve birbirinin velisidir"
ilkesi gereğince başörtüsü mağdurlarının yanında yer almayan, yasağın kalkması
için elinden gelen gayreti sarf etmeyen müminler sorumludurlar, günah işlemektedirler,
zaruret sebebiyle inançlarının gereğini yerine getiremeyenlerin de veballerini yüklenmektedirler.
Kaynak : Gerçek Hayat Dergisi