serzenis.net

basortusu-logo.JPG (5632 bytes)

 

Hayrettin Karaman

Temel Meselelerimiz Üzerine - III

Kadının saçına bakmak aynen göğsünün altına bakmak gibi haramdır, diye ifade edilen hüküm hangi mezhebe aittir? Böyle bir görüşün sahibi var mıdır? Hangi müctehid bu görüştedir? Yoksa böyle bir görüş günümüz yorumcularının şahsî fikridir de mezhebe veya dine mi atfedilmiş olmaktadır? Herhangi bir asırda herhangi müctehid bu görüşü ortaya atmış mıdır? Kim ne demiştir?

İslâm'ın bütün asırlarında bütün müc-tehidler, hür ve müslüman kadınların "elleri, yüzleri ve ayaklan" dışında kalan bütün uzuvlarının ve vücutlarının avret olduğunda ittifak etmişlerdir. Yine bütün müctehidlere göre kadının avret yerlerini nâmahreme açması da nâmahremin bu yerlere bakması da haramdır. Bu konularda gerekli nakiller yukarıda verilmiştir. Haramların kendi aralarında dereceleri olabilir. Meselâ fasit akitle elde edilen mal, zora başvurularak (gasp yoluyla) elde edilen mal, faizcilik yoluyla elde edilen mal haramdır. Ancak bunların haram-lık dereceleri, birinciden üçüncüye doğru farklıdır ve şiddetlenerek gelmektedir. Gasıp örneğini alalım: Bir yetimin malını gasbetmek de haramdır, zengin ve ahlaksız bir kimsenin malını gasbetmek de haramdır; ancak birincisinin haramlığı daha şiddetli ve ağırdır. Buradaki şiddet ve ağırlık vasıflan, âyet ve hadîslerde kullanılan kelimeler ve üslûb ile karşılıklarında verilen cezalardan çıkarılmaktadır (Bak. H. Karaman, Helaller-Haramlar, s. 13-14). Haramlar ve yasaklar kendi aralarında böyle bir ayırıma ve derecelendirmeye tabî tutulmuştur diye "bir kısım haramların çiğnenebileceğini, işlenebileceğini" düşünmek ve söylemek ise aklı başında ve Allah'tan korkan bir Müslüman'ın yapabileceği bir iş değildir.

NAMAZDA KADININ AVRET YERLERİ

Mâlikîlere göre namaz bakımından erkek ve kadının avret yerleri ikiye ayrılır: Galîz ve hafif: Hür ve müslüman kadının namaz bakımından galîz avret yerleri göğsü, onun karşısına düşen sınıra kadar sırtı, başı, kolları ve bacakları hariç bütün vücududur. Hafif avret yerleri ise göğsü, onun hizasına düşen sırtı, dirseklerine kadar kolları, boynu, başı, dizkapaklarından itibaren ayaklarına kadar bacaklarıdır. Galîz avret yeri açık olarak ve bunu bilerek, imkânı olduğu halde örtü temin etmeyerek namaz kılan kimse, namazı yeniden kılmak

durumundadır. Hafif avret yerlerine gelince, buraları da namazda açmak haram veya mekruh, yabancıların buralara bakması haram olmakla beraber, kısmen veya tamamen açılmaları namazı hükümsüz hale getirmez, ancak vakit çıkmadıkça, namazı, bu yerleri örtülmüş olarak yeniden kılması tercih edilmiştir..." (el-Fıkhu ale'l-mezâhibi'l-erba'a, c. ı, s. 136) "Yükümlülük çağına gelmiş kişiye, namaz dışında, hem kendisinin, hem de başkalarının avret yerlerini, avretine bakması caiz olmayan kimselere karşı kapatması, örtmesi farzdır." (c. ı, s. 141-142)

Kaynak : Gerçek Hayat Dergisi

 

geri dön

 

başörtüsü © serzeniş.net